24 Haziran 2018 Pazar
Ana sayfa » Bu da Dünya Sefalet Endeksi
Bu da Dünya Sefalet Endeksi

Bu da Dünya Sefalet Endeksi

Eğilmez’in analizine göre, işsizlik ve enflasyonun toplamından oluşan sefalet endeksinde Türkiye, G. Afrika’nın ardından en kırılgan ikinci ülke.

Bu da Dünya Sefalet Endeksi

İşsizliğin ve enflasyonun çift haneye demirlendiği Türkiye’de sefaletin boyutları her geçen gün artıyor. Ekonomist Mahfi Eğilmez’in yaptığı analize göre Türkiye, sefalet endeksinde kırılgan beşli içinde ikinci sırada yer alıyor. sefalet endeksi (Misery Index) kavramını ilk olarak 1970’lerde Amerikalı iktisatçı Arthur Okun ortaya attı. Endeks yıllık enflasyon oranı ve işsizlik oranının toplamından oluşuyor. Endeks değerinin yükselmesi zaten iş bulmakta zorlanan insanların daha yüksek enflasyona maruz kalması yani sefaletin arttığı anlamına geliyor.

Katlanarak arttı

Eğilmez, kendi ismini taşıyan web sitesinde, kırılgan beşli diye adlandırılan ülkeler için sefalet endeksi karşılaştırması yaptı. Buna göre Türkiye’de sefalet endeksi son 5.5 yılda artış eğilimi içinde görünüyor. 2013 yılında 18.3 olan endeks Haziran 2018 itibarıyla 31.9’a ulaştı. sefalet son beş buçuk yılda Türkiye’de ikiye katlandı. sefalet endeksi karşılaştırması yapıldığında Güney Afrika birinci, Türkiye ikinci sırada yer alıyor. Beş ülke arasında bu değerlendirme açısından en iyi durumda olan ülkeler Endonezya ve Hindistan olarak görünüyor. Türkiye’de sefalet endeksi 31.9 iken, endeks aynı dönemde Güney Afrika’da 39.4, Brezilya’da 26.7, Hindistan’da 8.3, Endonezya’da 8.2 seviyesinde gerçekleşti. sefalet endeksinin nasıl düşürülebileceğine ilişkin ise Eğilmez, “Türkiye’de yılın ilk çeyreğinde oldukça yüksek bir büyüme oranına karşılık enflasyon, işsizlik ve faizlerdeki yükseklik sefalet endeksinin yüksek olmasının temelini oluşturuyor. Türkiye, dış finansmana aşırı bağımlı ekonomiler arasında bulunuyor. Bu durumda endeksteki enflasyon bileşenini aşağı çekebilmenin yolu TL’nin değer kaybetmesini önlemek olarak karşımıza çıkıyor. Bunun da temel yolu ekonomide risk yaratıcı, yabancı yatırımcıyı tedirgin edici hareketlerden kaçınmak. Enflasyon denetlenebilirse faizler de düşmeye başlar. Endeksteki bir diğer kalem olan işsizliği düşürebilmek de büyümenin daha çok istihdam yaratabileceği alanlara yöneltilmesinden geçiyor. Bu da inşaat yatırımından çok sanayi yatırımına yönelmeyi gerektiriyor” yorumunu yaptı.