12 Aralık 2017 Salı
Ana sayfa » ABD: Endişe Verici, AB:Derin Kaygıyla İzliyoruz
ABD: Endişe Verici, AB:Derin Kaygıyla İzliyoruz

ABD: Endişe Verici, AB:Derin Kaygıyla İzliyoruz

ABD Dışişleri Bakanlığı ve AB’den  Türkiye’deki başarısız darbe girişimi sonrası gerçekleşen tutuklamalarla ilgili birer açıklama geldi. ABD gözaltılar için endişe verici derken, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks, olağanüstü hal kapsamında çıkarılan ilk kanun hükmünde kararnameyi (KHK) “derin kaygıyla” incelediğini söyledi.

ABD Dışişleri sözcüsü Kirby, günlük basın toplantısında Türkiye ile ilgili eleştirilerde bulundu. Darbe girişimi sonrasında çok sayıda gazetecinin gözaltına alınması ve tutuklanmasına değindi.

CNN Türk’te yer alan habere göre, Sözcü, “Türkiye’deki tutuklamaları endişe verici bir gelişme olarak görüyoruz. Kolluk ve yargı mensupları kamuoyundaki tartışmaların önünü kesmek için kullanılıyor” ifadelerini kullandı.

Avrupa’dan gözaltı tepkisi

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks, olağanüstü hal kapsamında çıkarılan ilk kanun hükmünde kararnameyi (KHK) “derin kaygıyla” incelediğini bildirdi. Gözaltı koşullarından da kaygı duyduğunu vurgulayan Muiznieks, zanlıların işkence ve kötü muameleye uğramadığından emin olunması için avukatlarıyla görüşmelerinin önemine dikkat çekti.

Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) askıya aldığını bildirdiği Avrupa Konseyi, darbe girişiminin ardından alınan tartışmalı tedbirleri dikkatle gözlemliyor. Konseyin İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks, olağanüstü hal kapsamında çıkarılan ilk kanun hükmünde kararnameyi (KHK) “derin kaygıyla” incelediğini bildirdi.

Darbe girişimcilerine hiçbir sempatisi olmadığını ve cezalandırılmaları gerektiğinin altını çizen Muiznieks, Türkiye’nin AİHS’yi askıya alma hakkı bulunmasına karşın bunun sınırsız olmadığını ve bahsi geçen KHK’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) denetimine tabi olduğunu hatırlattı. Nihai kararı AİHM’in vereceğini, ancak alınan tedbirlerin gerekliliği ve orantılılığı konusunda ciddi şüpheleri olduğunu vurguladı. Mahkemenin geçmişte Türkiye’nin OHAL koşullarında 14 gün gözaltı süresi getirmesini haksız bulduğunu, bu emsal davaya rağmen gözaltı süresinin 30 güne çıkarılmasının çok çarpıcı olduğunu belirtti. Gözaltı koşullarından da kaygı duyduğunu vurgulayan Muiznieks, zanlıların işkence ve kötü muameleye uğramadığından emin olunması için avukatlarıyla görüşmelerinin önemine dikkat çekti.