27 Ağustos 2019 Salı
Ana sayfa » Taht Oyunu ! “Sarayda Kal Ama Başkan Olma”
Taht Oyunu ! “Sarayda Kal Ama Başkan Olma”

Taht Oyunu ! “Sarayda Kal Ama Başkan Olma”

Tayyip Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Can Dündar ve Erdem Gül  kararı için “Kabul etmiyorum, saygı duymuyorum, uymuyorum” sözleri tartışılmaya devam ediyor. Erdoğan’ın bu kadar öfkelenmesi sadece Can Dündar ve Erdam Gül kararına değil. AKP’de yaşanan iç kavganın da dışa vurumu. Erdoğan’ın AYM sözlerini en karakteristik özelliği olan “kaostan beslenme” dışında değerlendirmek gerekiyor. Erdoğan “gündem olmayı” sever. Bu kez gündem olma dışında bir başka durum daha var.. O da Abdullah Gül, Bülent Arınç Hüseyin Çelik troykasına Ahmet Davutoğlu’nun da destek verme eğilimine girmesi. AKP kulsilerinde neler konuşulduğuna gelince;

-Abdullah Gül , Bülent Arınç’ın çıkışı sonrası “AKP’nin Brütüsleri ” yapılma stratejisini Erdoğan ile bir araya gelerek boşa çıkardı. Bu görüşme sonrası “ayrılma yok ama saraydan tek adamlığa da izin vermeyiz” anlayışı daha da netleşti.

-Abdullah Gül ve beraberindekiler Ahmet Davutoğlu’nun Erdoğan mı yoksa AKP mi tercihinin netleşmesini istiyorlardı. Erdoğan da aynı şeyi istedi. Ahmet Davutoğlu kararını verdi. Ahmet Davutoğlu” Erdoğan efsanevi lider, yeni lider benim” sözleri ile kararını herkese duyurmuş oldu. Erdoğan’ı en çok öfkelendiren gelişmelerden biri de bu. Çünkü “yeni lider benim” demek, Erdoğan’ın başkanlık isteğine karşı çıkmak anlamına geliyor.

-Davutoğlu şimdilik Abdullah Gül ve beraberindekilerle ortak hareket etmiyor. Son ana kadar 3. kol olarak kalmaya devam edecek. Ne zaman ki “Erdoğan’lı Başkanlık mı AKP’li Başbakanlık mı ” tercihinde kararı parlamenter sistem olacak.

-Erdoğan Can Dündar ve Erdem Gül tahliyesinde yenilmişlik duygusu yaşadı. Her yenilmişlik duygusunda “padişahım çok yaşa” coşkusu bekliyor. Bu olmayınca AKP’yi kaybetme korkusu yaşıyor.

-Erdoğan’ın Sarayda yaptığı bakanlar kurulu toplantısında Davutoğlu ile görüş ayrılıkları daha da netleşti. Erdoğan’ın “Hemen Suriye’ye girelim” isteğine karşı çıktı. Davutoğlu’nun El Jazeera’deki “Arap ülkelerinin bizi destekleyeceğinin garantisini kim verecek?” sözleri Suriye konusundaki görüş ayrılığının dışarıya yansımasıydı. Sadece Davutoğlu değil, Genelkurmay da Erdoğan’ın Suriye isteğini doğru bulmuyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar,”Üzgünüz, sinirliyiz, kızgınız. Ama hiç bir zaman kızgınlığımız, asabiyetimiz aklımızın önüne geçmeyecek” diyerek Erdoğan’ın isteğinin askerdeki yansımasını ortaya koydu.

-Erdoğan’ın Sarayda öfke krizine girmesine yol açan bir başka durum da Cerattepe oldu. Davutoğlu’nun Cerattepe direnişi yapanlarla bir araya gelmesi ve mahkeme kararına kadar durdurma kararı alması Erdoğan’ı öfkelendirdi. Erdoğan Cengiz Holding’i kendi sermayesi gibi görüyor. Cerattepe’ye “Yavru Gezi” demesi Davutoğlu’nu köşeye sıkıştırmak. Gezi Direnişi’ni destekleyenlerden çok AKP içine mesaj vermek. Hep yaptığı gibi taraf olmaya zorlamak. Bu kez de  kendi çıkarını korumak için Gezi örtüsünü kullanıyor.

-Erdoğan’ın asıl derdi başkan olmak. Bunu neredeyse takındı haline getirdi. Başkanlık önünde kim engel olursa da onu ezip geçmek istiyor. Başkanlık için neler yapacağını 7 Haziran seçimlerinden sonra gösterdi. Ama bu kez önünde “dava arkadaşları” var. Hem Abdullah Gül ve beraberindekiler hem de Ahmet Davutoğlu başkanlık sistemi yerine AKP’li parlamenter sistemini istiyor. Erdoğan’ın bu 2 gücü kırıp Başkanlık hayaline kavuşması zor görünüyor. Bu yüzden öfkesini de intikam duygusunu da kontrolsüzce dışa vuruyor.

-AKP’nin 1 Kasım’da aldığı yüzde 49 kimin kavgası da sürüyor Erdoğan Davutoğlu için “Ben seçime götürdüm. Yapmasaydım koaliyona girecekti. Yüzde 49 onu aşar. Kendi kendine gelin güvey oluyor” derken Davutoğlu “yüzde 49 benim liderliğimde oldu. 7 haziran’daki gibi meydanlara çıksaydı tek başına iktidar olamayacaktık. Geri de kaldı o yüzden kazandık” diyor

-AKP’li parlamenter sistem isteyenler Erdoğan’a üstü kapalı ” Sarayda kal. Başkan olma. Sarayını da malını da aileni de koruyalım. Kırmızı Çizgimiz yapalım” mesajı gönderdi. Erdoğan bu teklife çok öfkelendi. O öfke ile AKP kongresinin toplanmasını istedi. Sonra da Afrika gezisi sonrası kesin kararı vereceğini söyledi.

-Erdoğan son ana kadar Başkanlık sistemini zorlayacak. Baktı olmayacak bu kez “Ben başkan adayı değilim. Kendim için istemedim. Milletim ve ülkem için istiyordum. Hala da istiyorum ama ben Başkan adayı değilim” diyecek.