Gazeteport

“Türkiye Tartışmıyor, Yönlendiriliyor”

CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, muhalefe başladı… Antalya’da konuşan Baykal, “Biz şimdi mücadele ediyoruz, yapacak bir şey yok’ diyorlar. Buraya nasıl geldi, kim getirdi?” diyen Deniz Baykal, 17-25 Aralık Yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarını hatırlatarak,”Nerede sıfırlama kardeşim, niye konuşmuyoruz, bitti mi o iş?” dedi.

İşte Baykal’ın açıklamalarındam başlıklar;

“Türkiye yönlendiriliyor, tartışmıyor”

 

“Dinci bir cemaatin, darbe yoluna başvurarak Türkiye siyasetine el koyma girişimine Türkiye muhatap oldu. Bunu da tartıştığımızı, kabul edilebilir makul sonuçlara vardığımızı maalesef söylemek mümkün değil. Türkiye yönlendiriliyor, Türkiye tartışmıyor”

“Miting meydanında uzlaşalım tamam da, kararname çıkarırken uzlaşma var mı?

“17-25 Aralık niye oldu? Bu terör sorunu, bu boyuta niye geldi? Bir tarikat Türkiye’de iktidara el koyma imkanını bulabilir, bu noktaya nasıl geldi? Bunu tartıştığımızı, aydınlattığımızı söyleyebilir miyiz? Aman uzlaşalım. Uzlaşalım da nerede uzlaşalım? Miting meydanında uzlaşalım, hep beraber demokrasiye, hep birlikte sahip çıkalım. Miting meydanında uzlaşma tamam da kararname çıkarılırken uzlaşma var mı kardeşim? Buradan nasıl çıkacağımıza yönelik uzlaşma var mı? Laik eğitim politikasında uzlaşma var mı? Onlar biliyorlar o işleri. Onlar kararlaştırırlar ve uygularlar. Bize düşen görev de miting meydanlarında hep beraber ‘merak etmeyin’ diye vatandaşa umut vermek. Siyasete ihtiyacı var bu ülkenin. Bütün bu işlerin sorumlusu sensin diye sorabilen bir siyasete ihtiyacı var Türkiye’nin. Olabiliyor mu, böyle bir siyaset yaşayabiliyor muyuz?”

“Nerede sıfırlama kardeşim, niye konuşmuyoruz, bitti mi o iş?”

“Türkiye’deki yolsuzluk bizim derdimiz değil mi? Bu çok temel bir ülke sorunu. Yolsuzluğun çığırından çıktığı devletin en yetkili noktalarında bulunanların bu yolsuzluklara nasıl karıştıkları büyük bir gerçek değil mi? Unuttuk mu 17-25 Aralık’ı? Her gün yeni bir kavram seti önümüze getiriyor, onları konuşuyoruz. Nerede sıfırlama kardeşim, niye konuşmuyoruz, bitti mi o iş?”

“‘Biz şimdi mücadele ediyoruz, yapacak bir şey yok’ diyorlar. Buraya nasıl geldi, kim getirdi?”

 

“Bunun çok ağır siyasi sorumluluğu olduğu ağır bir gerçektir. Güneydoğu’da niye böyle bir tablo var, kimler, kimlerle işbirliği içine girdi? ‘Biz şimdi mücadele ediyoruz, yapacak bir şey yok’ diyorlar. Buraya nasıl geldi, kim getirdi? Şimdi darbe diye, tarikat siyaset girişimi ülkenin önüne geldi. Bunları kim besledi kardeşim? Dördüncü sıradaki rektör adayını alıp birinci sıraya getirip, onu rektör diye atayanlar, şimdi o rektörün tutuklanması konusunda masum bir üzüntü içindeler, hayret içindeler. Biz de bunu saygıyla karşılamak zorunda mıyız arkadaşlar? Bunların siyasetle bağlantısı var, tarikatla bağlantısı var. Bunların silahlı kuvvetlerde yeri yok denildiği halde, ‘Bunların uzaklaştırılmasını kabul etmem’ diyenler ve kısa bir süre içinde hızla rütbelerini yükselterek tümgeneral düzeyine bu oluşumun tırmanmasına fiilen katkı yapanlar, ‘Niye böyle yaptın’ sorusuna muhatap olmayacaklar mı? Bundan sonra ne yapmamız gerektiğini onlar mı bize söyleyecek. ”

“Yine yanlış yapmadığınıza nasıl güveneceğiz?”

“Yine yanlış yapmadığınıza nasıl güveneceğiz? Demokrasi ise demokrasi, siyasetse siyaset. Siyasetin adı teslimiyet değildir. Demokrasi tartışmak, konuşmak, hesap vermek demektir. Bu kadar büyük travmaların yaşandığı bir ülkede, kime nasıl hesap sorabiliyoruz? Gerek yok, televizyonlar radyolar, mitingler bize ne yapmamız gerektiğini söylüyor, bırakın şimdi tartışmayı mı diyeceğiz? Acaba ‘Bana bulaşırlar mı, falan tarihte ben gidip el öpmüştüm, bunun haberini çıkarıp bana fatura ederler mi, ya da biz onlara, onlar bize omuz vermişti, aman konuşmayalım’ yaklaşımlarıyla, Türkiye büyük sorunlarını bırakın çözmeyi, anlama imkanı bulamaz. Önce anlayacağız, yanlışı göreceğiz”

 

 

 

Exit mobile version