02 Temmuz 2024 Salı
Ana sayfa » “İsrail’le Örtünen Çıplak Kalır”
“İsrail’le Örtünen Çıplak Kalır”

“İsrail’le Örtünen Çıplak Kalır”

Türkiye ile İsrail arasında yapılan anlaşmaya İHH’dan (İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı) ile Maviz Marmara baskınında hayatını kaybedenlerin ailelerinden tepki geldi..

İşte İHH’nın açıklamasından başlıklar;

İHH:İsrail’le örtünen çıplak kalır

 

“Netanyahu’nun büyük bir zafer edası ile yapmış olduğu basın toplantısında ‘İsrail için muazzam bir ekonomik sonuç alındığı, Gazze’ye ablukanın kesinlikle kalkmadığı ve kalkmayacağı, Türkiye’nin şartları kabul ettiği’ beyan edilmiştir. Özellikle İsrail’in tazminat vermediği, sadece davaların düşmesi karşılığında 20 milyon dolar ödeyeceği ama bunun da bağış olarak yapılacağı, böylelikle İsrail askerlerinin diğer katliamlarına da emsal olmasının önüne geçilmiş olacağı İsrail tarafında en önemli kazanım olarak dile getiriliyor. Türkiye’nin açıkladığı mutabakat, kabul etmiş olduğu şartlar özellikle maalesef Gazze ablukasının Türkiye açısından tanınması anlamına geliyor.  Davalardan vazgeçilmesi söz konusu olmayacaktır. Şehit aileleri davalarından vazgeçmeyeceklerini, ablukanın kaldırılması için mücadelede yer alacaklarını da beyan etmektedir. Ancak İsrail’in küstahça ‘öldürürüm parasını öderim’ tavrı asla kabul edilemez. Bundan sonra uluslararası sularda Türkiye vatandaşlarını İsrail’den kim nasıl koruyacaktır?Umarız ki İsrailli katillerin affedileceği anlamına gelecek olan böyle bir mutabakat TBMM tarafından onaylanmaz. Sözümüzü bir Filistin deyişiyle bitiriyoruz; ‘İsrail’le örtünen çıplak kalır’

“Keşke ben de ölseydim de bugünü görmeseydim”

Al Jazeera Türk’ten Sümeyye Ertekin, 2010 yılında Gazze’ye giden Mavi Marmara gemisinde İsrail askerleri tarafından öldürülen kişilerin yakınlarından bazılarıyla görüştü.

Mavi Marmara’ya Adana’dan katılan Çetin Topçuoğlu’nun eşi Çiğdem Topçuoğlu: 

“O kadar farklı amaçla yola çıkmıştık ki şu an geldiğimiz noktaya baktığımızda diyorum ki o gemide neden ben ölmedim. Keşke ben de ölseydim de bugünü görmeseydim. Ben kesinlikle ablukanın kalktığına inanmıyorum. İnanabilmem için benim oraya gittiğimde İsrail’in beni durdurmaması gerekiyor. Dava konusuna gelince zaten ceza davaları devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda “söz sahibi kan sahibidir” sözüne güveniyorum. Tazminata gelince ceza tazminatı neyse almak isteyen onu alır, ama ben kesinlikle lütûf tazminatı kabul etmiyorum. Bu tür davalarda ceza tazminatının dünyada emsali nasılsa öyle olmalıdır.”

Mavi Marmara gemisine İskenderun’dan katılan Cengiz Akyüz’ün oğlu Furkan Akyüz:

“Anlaşmanın Gazze’nin yararına olduğunu düşünmüyorum. Çünkü yardımların Aşdod Limanı üzerinden gideceği söyleniyor. Bu yardımların ne kadar Gazze’ye ulaşacağı da muamma. İsrail sözünde duracak mı? Biz baştan beri abluka ve ambargonun kalkmasını savunduk. Abluka dediğimiz zaman Gazze’deki bütün insanların özgürce ticaret yapabilmesi, özgürce Akdeniz’de avlanabilmesidir Mavi Marmara’nın amacı da ablukayı delmekti. Başbakan Binali Yıldırım açıklamasında da ‘ambargonun hafifletilmesi’ dedi. Bu bizi üzdü.

Tazminat meselesine gelince biz asla paranın peşinde değiliz. Ama biz ceza tazminatı olsun dedik. Başbakan’ın söylediği tazminatı İsrail yatıracak dendi ama detay vermedi. Tazminat ne şekilde veriliyor? Ceza tazminatı mı bağış mı? Burada bir yardım kuruluşuna mı yatırılacak? Bir dolar olsun ama ceza tazminatı olsun.”

Gemiye Siirt’ten katılan İbrahim Bilgen’in oğlu İsmail Bilgen :

“Daha önce anlaşma şartı olarak sunulan maddelerin çok uzağındayız. Abluka kaldırılmıyor. Yardımlar Aşdod limanı üzerinden ulaştırılacak. Üstelik Mavi Marmara’nın amacı Gazze’ye direkt ulaşmaktı.