02 Temmuz 2024 Salı
Ana sayfa » Bu İncecik Bir Veda Havasıdır
Bu İncecik Bir Veda Havasıdır

Bu İncecik Bir Veda Havasıdır

Bu, kırık ve incecik

Bir veda havasıdır.

Erdal İnönü

 

Bilim adamı, akademisyen inceci bir siyasetçi. Ve O bir Erdal İnönü idi…Bugün Ölümünün 8. Yılı.. Onu en naif ve ince zekasıyla anmak için 10 neden

 

GÖREMEZSİNİZ TABİİ!

Kendisini sinema çıkışında yakalayan bir gazeteci sorar:

– Sayın İnönü, sizi bu sıralar sinema salonlarında göremiyoruz pek?

– Tabii göremezsiniz sinema salonları karanlık oluyor.

 

ÖLÜRÜM YOLUNA

Seçmenlerden biri seçim otobüsünün önüne atılır ve Erdal Bey’e hitaben “Ölürüm yoluna” diye haykırır.

Erdal Bey cevap verir: Dur, ölme. Bir oy bir oydur.

 

YERE YATAN SİYASETÇİ

İnönü Anadolu gezilerinde vatandaşların kendisini kucaklarına alarak havaya kaldırmalarını istemezdi. Yine bir yurt gezisinde partililer İnönü’yü kucağa almak için harekete geçti. Durumu hemen fark eden İnönü, olduğu yerde kendisini yere attı. Fizik profesörü İnönü, kucağa alınmamak için yerçekimine güvenerek yerde öylece bekledi. Sonuçta İnönü başarılı oldu ve partiler tarafından kucağa alınmadı.

 

BİRBİRİMİZİ YİYECEĞİZ

SHP genel başkanlığı dönemimde diğer sol parti liderleri ve bürokratlarla bir restorana gider. Garson sorar;

-Birşey almak ister misiniz, efendim

Erdal İnönü

-Teşekkürler biz birbirimizi yiyeceğiz

 

NECCAR BEY ANLATSIN

İnönü İzmir’e mitinge gidiyordu. Uçakta İzmir milletvekili Neccar Türkcan da var. Çoğunluğun ’Neccar Abi’ olarak tanıdığı Neccar Türkcan esnaf kökenlidir ve tabandan geldiği için siyaseti çok iyi bildiğini söylerdi. Neccar Türkcan, İnönü’ye her fırsatta politikada vurucu cümlelerle konuşmasını, masaya yumruğunu vurarak ’s.ke s.ke iktidara geleceğiz’ demesini ister. İnönü bir süre bakar ve yanıtı verir

– Peki ben anlatırım, sonra sözü size bırakırım. Vuruculuğu ve diğer işlemleri siz yaparsınız..

Erdal İnönü mitingte konuşmasını yapar ve Neccar Türkcan’a dönerek;

– Şimdi, iktidara nasıl geleceğimizi de size arkadışımız Neccar Bey anlatacak

 

FİLM İYİ Kİ BİTTİ

SHP Genel Başkanıyken Sosyalist Enternasyonal toplantısı için Paris’e gitmişti. Beraberinde SHP Genel Sekreter Yardımcısı İstemihan Talay da vardı. Toplantıdan sonra Champs Elysees Bulvarı’ndaki bir sinemaya gittiler. Filmin öyküsü, iki mafya ailesi arasındaki çatışmaydı. İki saat boyunca beyaz perdede silahlar konuştu. İnönü film bittikten sonra koltuğundan kalktı. İstemihan Talay, “Filmi nasıl buldunuz?’ diye sordu.

İnönü cevapladı:

– Çok beğendim ama iyi ki bitti. Yoksa çok daha fazla adam ölecekti…

 

SADDAM’A İNCE AYAR

Körfez Krizi sırasında Saddam’la Amerikalılar’ın arası gerilmişti. Irak’ın ABD ile savaşması Türkiye’yi sıkıntıya sokacaktı. Savaş istemeyen İnönü Irak’a gitti..Saddam, SHP heyetini bir ön odada kısa süre bekletti. Bir görevli protokole ilişkin Saddam’ı yüceltme amaçlı uyarılar yapıyor. “Bacak bacak üstüne atmak da yok “ İnönü . “Peki” diyor ve  soruyor “Acaba başka hangi organımızı diğerlerinin üstüne koymamız yasak!..

İçeri giriliyor. Saddam ve tüm bakanlar kurulu üyeleri askeri üniformalar içinde ve  hepsinin belinden iri tabancalar, yüzleri asık, kaşları çatık. Saddam arkadaşlarını takdim ettikten sonra Erdal İnönü durumu özetliyor:

-Maşallah hepiniz çok sevimli ve barışçı görünüyorsunuz! Hiç savaşacak gibi durmuyorsunuz!.

 

PLATONİK AŞK

İnönü SHP Genel Başkanıyken dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ile görüşecekti. O günlerde İnönü Yılmaz’ı sert biçimde eleştiriyordu. Yılmaz, Necatibey Caddesi’nde bulunan SHP Genel Merkezi’ne geldi. SHP ile ANAP Genel Başkanları baş başa uzun bir görüşme yaptı. Herkes sert tartışmalar yaşanmasından endişeliydi. Görüşme sonrası dönemin SHP Genel Sekreteri Fikri Sağlar, İnönü’ye biraz da endişe ile görüşmeyi sordu. İnönü şöyle dedi:

– Çok iyi geçti, Mesut bey partimize aşık oldu. Ama platonik.

 

BEN KEDİ MİYİM ?

İnönü gençlik yıllarında evinde otururken mutfaktan bir çığlık duydu. Eşi Sevinç Hanım “Erdal koş fare var’ diye bağırıyordu. İnönü istifini bozmadı ve eşine öyle seslendi:

– Ne yapayım Sevinç. Ben kedi miyim… ?

 

HERKES BABASININ OĞLUDUR

Ankara Polatlı yolunda Temelli’de köylüler İnönü’nün yolunu keser..Erdal İnönü otobüsten iner ve kendisini çevreleyenlerle tokalaşır. Arkasından gelen bir çiftçi kürek gibi kocaman güçlü eliyle İnönü’nün sırtına sertçe vurur: “Babanın oğlusun!”

Canı yanan Erdal İnönü, acısını çaktırmaz ama yanıtı da verir

-Herkes babasının oğludur!