25 Eylül 2017 Pazartesi
Ana sayfa » “Bizi Tehdit Ediyorlar, Para Teklif Ediyorlar”
“Bizi Tehdit Ediyorlar, Para Teklif Ediyorlar”

“Bizi Tehdit Ediyorlar, Para Teklif Ediyorlar”

Adana’nın Aladağ İlçesi’nde 11’i öğrenci 12 kişinin yaşamını yitirdiği, 22 öğrencinin de yaralandığı Süleymancılar cemaatine ait kız yurdu yangını faciasında, kusurlu oldukları gerekçesiyle haklarında dava açılan 7 tutuklu sanık, facianın 182’nci gününde Kozan Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı… Duruşmada çocuklarını kaybeden ailelerin hesaplarına  şikayetçi olmamaları için 30’ar bin lira para yatırıldığı ortaya çıktı. Duruşma sonrası Süleymancılar ailelerin üzerine saldırdı.

 

Duruşma öncesi aileler ve çeşitli dernek ile sendikaların yanısıra CHP milletvekilleri adliye önünde protesto gösterisi ve konuşmalar yaptı. Duruşma başladığında mahkeme başkanı aileler ve diğer katılanların salona sığmayacağının anlaşıldığını, bu nedenle Ticaret ve Sanayi Odası Salonu’na geçileceğini duyurarak, bu binaya geçildi. İhmaller zincirleri sonrası çıkan cinayet gibi o yangında hayatını kaybeden ailelerin iddialarını @sosyalhukuk isimli twitter hesabı paylaştı.;

İşte o paylaşımlar;

“Bizi Tehdit Ediyorlar, Para Teklif Ediyorlar”

 

İşte paraların belgesi

Yangında ölenlerin yakınlarının hesabına para yatırıldığına ilişkin 2 belge ortaya çıktı. Sanıklardan Yurt Müdürü Cumali Genç’in avukatları Bayram Sayar, Esma Karataş ve Kadir Ozan Çelik’in imzalarını taşıyan dava dosyasındaki 29.05.2017 tarihli dilekçede, toplam 550 bin liranın değişik miktarlarda aileler adına yatırıldığı konusunda mahkeme başkanlığı bilgilendiriliyor. Dekontların ekli olduğu dilekçede “Olayda şikayetçi olup olmadıklarına bakılmaksızın vefat edenlerin her birine 30.000 TL, yaralananların her birine 10.000 TL olmak üzere toplam olarak 550.000 TL ödeme yapıldığına dair dekontların sayın mahkemenize arzı hakkındadır. Gereğini takdirlerinize arz ederiz” ifadeleri kullanılıyor.

Mağdur yakınlarından birine ulaşan dekontta ise parayı gönderenin Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği olduğu bilgisi yer alıyor.

Kurtulan çocuklar anlattı

Yangında yaralı kurtulan öğrencilerden 13 yaşındaki Seda Topbaş, mahkemede mağdur olarak ifade verdi. Topbaş, “Olay anında ders çalışıyorduk, yangın kapısına koştuk, kolu yoktu kilitliydi, her zaman kilitliydi. Nefes alamayınca atlamak zorunda kaldık. Bize hiç yangın tatbikatı yaptırmamışlardı” dedi. 14 yaşındaki Gülcan Bagir, yangın merdiveninin kilitli olduğunu bildiği için aşağı atladığını anlattı. Aynı yaştaki Emine Pertek ise “Camı açıp bağırdık ancak kimse duymadı. Arkadaşlarım peş peşe atlamaya başladı. Ben de atladım. O an kadın hocalar vardı ancak onları görmedim” diye ifade verdi.

[Haber görseli]

Duruşma sonrası saldırı

 

29 Kasım 2016’da ortaokulda okuyan kız öğrencilerinin kaldığı, özel kız öğrenci yurdunda, elektrik kontağından yangın çıkmış, yurtta kalan eğitmen Fatma Canatan, yurt müdürü Cumali Genç’in kızı Sare Betül Genç, 8’inci sınıf öğrencileri Sema Nur Aydoğdu, Zeliha Avcı, Sevim Köylü; 7’nci sınıf öğrencileri Gamze Bagir, Sümeyye Yetim, İlknur Maden; 6’ıncı sınıf öğrencisi Nurgül Pertlek, 5’inci sınıf öğrencileri Bahtınur Baş, Tuğba Aydoğdu ile Cennet Karataş hayatını kaybetmişti.

Bilirkişiler tarafından hazırlanan olay yeri inceleme tutanağında, yangına eskimiş olan elektrik şalterinin yol açtığı, tartışmalara neden olan yangın merdiveni kapısının kilitli değil ama kapı kolunun olmadığı, ayrıca yönetmelik dışına çıkılıp ısıya dayanıklı olmayan PVC kapı takıldığı, binanın Bayındırlık şartnamelerine uygun olmadığı, acil çıkış kapıları bulunmadığı, camların demirler kesilerek açılabildiği yer aldı.

 

Duruşma için geniş güvenlik önlemi

Aladağ İlçesi’ne en yakın Ağır Ceza Mahkemesi’nin bulunduğu Kozan Adliyesi’nde bugün görülmeye başlayan davaya çocuklarını kaybeden 10 aile müşteki sıfatıyla katıldı. Tutuklu sanıklar da geniş güvenlik önlemi altında tutuldukları cezaevinden duruşma salonuna getirildi. Haklarında taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası istenen sanıkların, kimlik tespitinin ardından savunmalarına geçildi.

Aileler çocuklarının fotoğraflarıyla geldi

Aileler, ellerinde ölen çocuklarının adları yazılı pankartlarla adliyeye geldi. Sosyal Haklar Derneği üyeleri ile birlikte yürüyen acılı aileler, burada bazı CHP milletvekilleri, belediye başkanları, sendikalar, derneklerin temsilcileri ile buluştu.

“Devlet cezasını vermezse biz vereceğiz”

Kızını yangında kaybeden Zeliha Avcı, “Bu suçluların yakasını öbür dünyada da tutacağız. Devlet cezasını vermezse biz vereceğiz” dedi.

Ahmet Yetim, “İki kızımdan biri yaralı, birini kaybettim. Bunun için yollara çıktım.” diye konuştu.

Faciada bir çocuğunu kaybeden Teslime Aydoğdu ise şunları söyledi: “Ben Tuba ile Neslihan’ın annesiyim. 2 kızım vardı o kaçak yurtta. Bu dünyada ben, ahrette Allah soracak hesabını onlardan. Hayatımın en kıymetli varlığını gasp edip göz göre göre yaktılar evladımı. Ben bunun sonuna kadar arkasındayım. Çocuğumuzun külünü bile göstermediler bize.”

“Çocuklar oynarken düşürmüşler”

Başlayan duruşmaya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın avukatının katılmadığı bildirildi. Sanıkların kimlik tespitlerinin yapılmasının ardından İddianame özeti okundu.

Sanıkların savunmalarını yapmaya başlamalarının ardından söz alan yurt müdürü, yangının iç tesisattan değil, ana panodan çıktığını iddia etti. Yurt müdürü ayrıca, “Yangın tatbikatı yapılmadı.Yangın merdiveni kapıları açıktı ve kolları üzerindeydi. Çocuklar oynarken düşürmüşlerdir” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, dinlenen tüm sanıkların, suçun itfaiyede olduğun söyledikleri öğrenildi.

Mahkeme Başkanı’nın ısrarla reddetmesine rağmen, sanık müdafileri itfaiyenin “sepetli merdiveni” olup olmadığını sordular. Dinlenen tüm sanıklar, sorumluluğun itfaiyede olduğunu iddia ettiler. Sanık avukatlarının yasaya aykırı müdahalelerine müşteki avukatları itiraz edince duruşmaya ara verildi.

Süleymancılar ailelere saldırdı

Kızı yangında ölen yurt müdürünün eşi Ayşe Genç, şikâyetçi olmazken, 7 saat süren duruşmanın ardından sanıkların tutukluluğunun devamına karar verildi. Çıkışta, ortak bir açıklama yapan baro başkanları, tüm sorumluların yargılanmasını, baskı altına alınmak istenen ailelerin korunmasını istedi. Topluluk dağılırken sanık yakınları ile şikâyetçiler arasında arbede yaşandı, polis araya girerek olayın büyümesini önledi. Bu arada bazı kişiler “Ailelerin hesaplarına 500 bin lira yatırıldı” diye bağırdı. Kendilerinin satın alınmak istendiğini belirten mağdurlar “Biz satılık değiliz, ben köyden yaya geldim, devlet 5 kuruş vermedi” dedi. Arbedede sanık yakınlarının yumruklu saldırısında polisin yetersiz kalmasına tepki gösteren bazı kişiler “Biz acıyla geldik, dayak yemeye mi geldik?” diye tepki gösterdi.