Gazeteport

Erdoğan’ı Eleştirmek Niye Suç ?

Türkiye’de giderek yaygınlaşan bir suç: Cumhurbaşkanı’na Hakaret

Erdoğan, adil olmayan bir seçim ile “Cumhurbaşkanı” olduğundan beri Türkiye’de yeni bir suç türü var: Cumhurbaşkanı’na hakaret.

Sayıları 2 bine yaklaşan insan bu suçtan yargılanıyor. Sosyal medyada, iş yerinde, okulda veya herhangi başka bir kamusal alanda “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçu nedeniyle ihbar edilme olasılığınız var. Son dönem artan haberlerden anlıyoruz ki, birbiriyle anlaşamayan evli çiftler birbirini bu suç için ihbar edebiliyor. Bu haberlerde doğruluk payı varsa; herhangi bir anlaşmazlık durumunda, yaşadığınız özel alanda bile bu suç ile itham edilebilirsiniz.

Türkiye’de hala bir anayasa varsa, söylemek gerekir ki; böyle bir suç tarifi anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. Hakaret, zaten her yurttaş için tarif edilmiş bir suçtur. Ek olarak AİHM kararlarında da görülen asgari demokratik kriterlerden biri de devleti yönetenlerin, sıradan insanlara göre daha kaba, sert eleştirilebilmesidir.

Buradan anlıyoruz ki; Erdoğan için özel üretilen bu suç türü sadece hakareti değil, siyasal eleştiriyi de kapsayacak.

Örneğin ben, Erdoğan’ın katıldığı ve seçildiği Cumhurbaşkanlığı seçiminin adil olmadığını düşünüyorum.  Bu düşüncemi Türkiye’deki seçimler ile ilgili AGİT raporlarına da, kendi gözlemlerime de dayandırabilirim. Devlet kaynakları ile yapılan seçim propagandaları, şeffaf olmayan finansman, eşit dağıtılmayan imkanlar vb…

Fakat Türkiye’de yargının yürütmeye bağlı olduğu bir olgu ve benim bu siyasi eleştirim, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçu kapsamında değerlendirilebilir.

Alman bir komedyen, Erdoğan’a açıkça hakaret eden kaba bir şiir metni okudu. Komedyen sizce bunu neden yapmış olabilir? Okuduğu şeyin şiir, vurguladıklarının da siyasi eleştiri olmadığını muhtemelen kendisi de biliyor. Yine de Alman komedyen bağlam ile ilgili bir mesaj vermek istiyor olabilir. Mesaja biraz sonra döneriz.

Erdoğan şiire sert tepki verdi. Merkel’in de izniyle, Alman komedyen “yabancı bir ülke başkanına hakaret” suçundan yargılanacak. Peki bu gelişme Avrupa’da nasıl yankılandı? Erdoğan’a hakaret konulu şiir yarışmaları düzenlemeye başladılar.

Tekrar verilmek istenen mesaja dönelim; yavaş ve sakin gidelim; Erdoğan’ın çoğu konuşmasında cinsiyetçilik, mezhepçilik vb. nefret suçu içeren unsurlar var. Erdoğan çoğu konuşmasında kendi ahlakını kendisi gibi düşünmeyenlere dayatan bir üslupla konuşuyor. Anayasanın tarafsızlık ilkesine uymadığı onlarca örnek sabit.

Yine aynı Erdoğan için yönettiği ülkede “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçu üretilmiş ve iki bine yakın insan bu suçtan yargılanıyor.

Yine aynı Erdoğan, batılıları, batılı siyasetçileri ve gazetecileri ikiyüzlülük ile suçluyor. ( ki bu siyasi eleştiridir ) Yine aynı Erdoğan’a bağlı medyada Merkel’e de, Obama’ya da, Cameron veya Hollande’a  da hakaret ediliyor. Yani Erdoğan’ın batılıları itham ettiği ikiyüzlülük fazlasıyla kendisinde de mevcut.

Bütün bu verileri sıraladıktan sonra, Erdoğan’a hakaret yarışması düzenleyenler, ya da Alman komedyenin Erdoğan’a verdiği mesaj açık; “manipüle ettiğin bir suç kavramını, toplumu kontrol altında tutmak için kullandığın silahı sana doğrultuyoruz.”

Türkiye’de muhalefetin bu gibi konularda “kimse bizim Cumhurbaşkanımıza hakaret edemez” tavrı ise oldukça ilkel ve tutarsız. Buradan milliyetçi oy devşirmek gibi bir hesap yapılıyorsa, Erdoğan’ın arkasına dizilen eğitimsiz ve yoksul kalabalığı daha da konsolide etmek dışında bir sonuç alınamaz.

Bir Alman veya İngiliz mizahçı Erdoğan ile dalga geçtiğinde milliyetçiliğiniz kabarıyorsa;  siz de sarayın müştemilatında yerinizi ayırtın.

Yazan: @eskisolcu

Exit mobile version