Gazeteport

“Erdoğan Yargılanabilir”

Sputnik’ten Elif Örnek Suriye muhalefetinin önemli isimlerinden biri olan Heysem Menna röportaj yaptı…Konu Suriye’ye silah ve para akışı, IŞİD petrolünün satışı ve Türkiye’nin rolüydü. Heysem Menna, Erdoğan’ın yargılanabileceğini söyledi..Menna’nın iddiasına göre ellerinde Can Dündar ve Erdem Gül’ün yayımladıkları belgelerden çok daha fazlası var…

İşte o röportajdan önemli başlıklar;

IŞİD’e yardım suçu konusunda Türk yargısı hiçbir şey yapmıyor, hatta bütün girişimleri engelliyor

-Türkiye ‘Roma Statüsü’ne taraf olmadığı için davayı Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde değil, merkezi Strazburg’da olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açtık. Konunun Türkiye yargısı tarafından tartışılmasının önünde engel teşkil eden yargı sorunları var. Çünkü mahkeme ulusal aşamayı yani Türk yargısını beklemeden davayı başlatma ve dosyayı açma imkânına sahip. Şu an elimizde Türk yargısının bu konuda hiçbir şey yapmadığı ve hiç kimsenin girişimde bulunmasına izin vermediğine dair kanıtlar var.

Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasını kanıt olarak sunacağız 

-Elimizde Türkiye’de bu konuda konuşan herkesin soruşturma ve kovuşturmaya maruz kaldığına ilişkin deliller var. Son dönemde Cumhuriyet gazetesinden iki gazetecinin, elimizde bulunan birçok delilden birini yayımlamaları nedeniyle uzun bir tutukluluk ve yargılanma süreciyle karşı karşıya olduklarına ilişkin bir kanıt var. Bu da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne, Erdoğan’ın teröre destek verdiğine ilişkin sunacağımız kanıtlardan biridir.

Adalet ve güç birbirinden ayrılırsa Erdoğan yargılanır

-Şu ana kadar devam eden temel sorun adalet ve güç kavramlarının birbirinden ayrılmamasıdır. Bu ayrılık sadece Ankara’da değil, Lahey’de de yapılsaydı Erdoğan’a karşı çok sayıda yargı süreci başlatılır ve davalar açılabilirdi. Fakat Erdoğan şu an iktidarda. Erdoğan döneminde değiştirilen, bağımsızlığı ortadan kaldırılan ve kısıtlanan yargı otoritesinin bu işi yapamayacağını biliyoruz.

MİT’in IŞİD’le nağlantı kurabilmesi için özel yasa çıkarıldı

-Türkiye’de, MİT Müsteşarının terör gruplarıyla temas kurmasına olanak sağlamak amacıyla özel bir yasaya ihtiyaç duyuldu. Fakat bu yasa, Türkiye’deki toplumsal bileşenler arasındaki birlik ve bütünlüğün korunmasına hizmet etme, Kürt halkıyla toplumun diğer bileşenleri arasında barışın sağlanması yönünde kullanılacağı yerde, İŞİD’le bağlantı ve ilişki kurmak için kullanıldı.

Erdoğan ve ailesinin IŞİD Petrolü ile bağlantısı tümüyle reddedilemez

-Doğrusunu söylemek gerekirse, bu iddiaları tümüyle reddetmek mümkün değil. Suriye’nin tarihi eserlerinin satıldığına dair deliller de var. Aynı zamanda elimizde Suriyeli işadamlarının bunu Suriye’de yaptıklarına ve Kuzey Irak Kürdistan Bölgesi’nden dört Kürt işadamının bu işe bulaştıklarına dair deliller var. Bunlar Halep’teki fabrikaların yağmalanıp satılması, tarihi eser kaçakçılığı ve petrol ticaret dâhil her işe bulaşmışlardır.

IŞİD Petrolü AB yasası ile satılıyor

-Ne yazık ki Avrupa Birliği, Suriye hükümetinden petrol satın alınmasını yasaklayan ve Suriye muhalefetinden alınmasına izin veren bir karar çıkardı. Biz buna karşı çıktık ve iki taraftan da satın alınmasının yasaklanması gerektiğini belirttik. Karar AB açısından kara bir lekedir.

Panama Devlet Başkanı örneği

-Bugün, bu hırsızlık ve sahtekârlığın kolaylıkla geçiştirilmesi mümkün değil. Bildiğiniz gibi ABD bu tip bir şebeke kuran Panama Devlet Başkanını kaçırmıştı. Panama Devlet Başkanı mafyadan alıp Panamalı iş adamlarına satıyor, işadamları da mafyanın mallarını normal pazarda satıyordu. Bugün de aynı mekanizmayla karşı karşıyayız ve buna sessiz kalmamız mümkün değil. Satılan bu petrolün parasıyla sadece Suriye’de, Humus’ta ve Paris’te değil, Ankara’da da çocukları öldürmek için silah ve militan satın alındığını biliyoruz.

Röportajın tamamını okumak için buraya tıklayın

 

Exit mobile version