Gazeteport

Reza’nın İtirafından Damat Çıktı

ABD’deki davada ifadesi ve çapraz sorgusu tamamlanan Rıza Sarraf, Türkiye’de cezaevinden çıktıktan sonra para ticaretine başlayabilmesi için Berat Albayrak’ın aracı olduğunu iddia etti.

Reza’nın İtirafından Damat Çıktı

ABD’nin İran’a yaptırımlarının ihlal edilmesine ilişkin davada savcının sorularını yanıtlayan Rıza Sarraf, 17- 25 Aralık soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu cezaevinden çıktıktan sonra, Halk Bankası üzerinden yasadışı para ticaretini yeniden başlatabilmesi için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile damadı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın aracı olduğunu iddia etti. Çapraz sorgusu önceki gün tamamlanan Sarraf, savcı tarafından bir kez daha sorgulandı. Savcılık, 17-25 Aralık soruşturması kapsamında 76 gün tutuklu kalan Sarraf’ın cezaevinden çıktıktan sonraki faaliyetleri üzerinde durdu. Savcının, “Çapraz sorguda, işin başlaması ile ilgili Hakan Atilla ile konuşup konuşmadığınız soruldu, değil mi?” şeklindeki sorusu üzerine Sarraf, “Hakan Bey’in üzerindeki insanlarla iletişim kurdum” dedi. Sarraf, savcının “Neden” sorusuna ise “Tekrar ticarete başlamak için” yanıtını verdi.

Damat ve BB

Savcılık bunun üzerine jüriye 1270 ve 1280 No’lu delilleri gösterdi. Daha önce mahkemede paylaşılmayan bu delillerin cep telefonu mesajlaşmalarının ekran görüntüleri olduğu anlaşıldı. Sarraf’ın “Avukatımla aramda gecen mesajlaşma,” diyerek kabul ettiği delillere göre söz konusu mesajlaşma 18 Haziran 2014 günü saat 19:11’de gerçekleşmiş. Delillerdeki görüşme ise şöyle: – Sarraf: Selamın aleyküm, Var mı gelişme? – Avukat: Aleyküm selam. Evet. Damat bu iş mutlaka yapılmalı demiş. BB ile görüşüp, genel müdürü de çağırıp başlayın diyecekmiş. Bu aşamada savcı Sarraf’a görüşmenin ne anlama geldiğini sordu. Sarraf ise “Tekrar Halk Bankası ile ticarete başlamakla alakalı” diye yanıt verdi. Savcının “Bu iş mutlaka yapılsın diyen kim” sorusuna ise Sarraf, “Türkiye Enerji Bakanı… O dönemde enerji bakanı değildi” yanıtını verdi. Savcının görüşmede “BB” ile ilgili kısımdan ne anladığını sorması üzerine ise Sarraf, “Başbakan ile görüşeceğini söylüyor ve genel müdürü de çağırıp ‘Başlayın diyecekler’ diye anlatıyor” ifadelerini kullandı. Savcının bahsedilen genel müdürün kim olduğunu sorması üzerine Sarraf, Süleyman Aslan’ın ardından Halk Bankası Genel Müdürü olan Ali Fuat Taşkesenlioğlu’nun adını verdi. Delillere göre, 19 Haziran 2014 günü saat 19.10’da gerçekleşen başka bir görüşmede ismi duruşma sırasında da belirtilmeyen avukat, imla hataları düzeltilmeden “Bu görüşme ve durumlar bbna anlatılacak ctesi. Sonra edkinsistem devam. İnş” ifadelerini kullanıyor. Bu noktada savcının “Ali Fuat işlemlerin başlamasına karşı mı çıkıyordu” sorusuna Sarraf, “Alt kademeye yöneltti. Talep edilen belgeler temin edilebilecek bir evrak değildi. Akreditif, liste o kadar uzundu ki hatırlamıyorum bile” yanıtını verdi. Delillere göre, Sarraf ve avukatı arasında geçen bir başka görüşmede avukat “Ne olup bittiğini bende tahmin ediyorum ama inşallah gm ve ekibi karşısında sen galip olacaksın” diyor. “Amin” diye cevap yazan Sarraf ise “Ekibi bizim tarafta, Ama mecburen onun talimatına” ifadesini kullanıyor. Sarraf, soru üzerine görüşmede sözü geçen ekibin “Hakan Aydoğan, Hakan Atilla ve Seyit Ahmet” olduğunu söyledi.

‘Cezaevinde saldırıya uğradım’

Savcı Sidhardha Kamaraju önceki gün yapılan duruşmada, tanığın güvenliği açısından devletin yükümlülükleri bulunduğunu ve tanık koruma programının da bu mekanizmalardan biri olduğunu söyledi. Savcının sözleri üzerine “Öyle bir talebim olmadı” diyen Sarraf, ABD’de tutuklandıktan sonra konulduğu New York’taki MDC Cezaevi’nde bıçaklı saldırıya uğradığını ve hayatına kast edildiğini söyledi. Sarraf, kendisine saldıran bıçaklı mahkûmun, savcılarla işbirliği yaptığı için kendisini öldürme talimatı aldığını söylediğini de iddia etti. Savunma makamının iddiasının aksine FBI gözetimine girmenin kendi tercihi olmadığını söyleyen Sarraf, tercih hakkı olsa MDC’de kalmaya devam etmeyi seçeceğini söyledi. Nedeni sorulduğunda ise “Birkaç arkadaşım vardı. Alışmıştım yani. Aynı dili konuşabildiğim birkaç Türk arkadaşım vardı” dedi. Güvenliğinden endişe ettiğini söyleyen Sarraf, Türkiye’deki ailesinin güvenliğinden de emin olmadığını belirtti. Savcının “Tehditleri durdurmak için yapabileceğiniz bir şey olduğunu düşünüyor musunuz” sorusu üzerine Sarraf, “Tanıklık yapmasaydım tehditler olmazdı ama şu anda buradayım” dedi.

Exit mobile version