Gazeteport

Peregrine’in Tuhaf Çocukları

110 milyon dolarlık bütçeye sahip olan 3 boyutlu fantastik türündeki Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları vizyondaki yerini aldı. Yönetmen koltuğunda gotik sinemanın kralı ve sıra dışı yönetmen Tim Burton oturuyor. Ransom Riggs’in aynı isimli romanından uyarlanan filmin senaryosu ise Jane Goldman’a ait.

Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları

Jake’in dedesi Abe torununa çocukluğu boyunca hep aynı hikâyeyi anlatmıştır. Gizemli bir adada bulunan Bayan Peregrine ismindeki kadının yetimhanede dadılık yaptığını ve burada bulunan çocukların hepsinin özel yeteneklere sahip olduğunu eskiden kendisinin de onlar arasında yaşadığını torununa gerçekmiş gibi anlatmıştır. Jake, dedesinin anlattığı hikâyeleri dinleyerek büyümüştür. Öyle ki bu masallar onun dünyasını oluşturmuş ve dinlediği öyküleri okulda gerçekmiş gibi anlatması arkadaşları tarafından tuhaf karşılanmasına ve dışlanmasına yol açar. Jake, bunun üzerine artık dedesine olan güvenini yitirir. Fakat aklından o hikâyeleri atamaz. Dedesinin ona bıraktığı izleri sürerek kafasında bulunan soru işaretini cevaplamak için gizemli adaya seyahat eder ve bir süre sonra kendisini Bayan Peregrine’in yetimhanesinde ve özel çocuklar arasında bulur.

Döngüler

Bayan Peregrine ve tuhaf çocukların bulunduğu yetimhane bana X-Men’de bulunan Prof. Charles Xavier’ın özel yetenekli çocuklar/mutantlar için kurduğu okulu anımsattı. Filmdeki ateşi kontrol edebilme yeteneğine sahip olan Olive isimli kız insanlara dokunurken eldiven kullanmakta tıpkı X-Men filminde bulunan Rogue isimli karakterin insanlara zarar vermemek için eldiven kullanması gibi.

Ayrıca filmde döngü diye adlandırdıkları 24 saat süren ve her gün yenilenen dünyaları bana 1993 yapımı Grundhog Day (Bugün Aslında Dündü) filmini çağrıştırdı. Grundhog Day filminde Bill Murray’in canlandırdığı Phil Connors isimli karakter kendisini 24 saatlik bir döngünün içerisinde hapis kalmış olarak buluyordu. Ardından gelen 2014 yapımı Edge of Tomorrow (Yarının Sınırında) filminde de döngü konusu işlenmişti. Tom Cruise’un canlandırdığı Cage bir döngü içerisinde hapsolmuştu. Filmdeki çocukların yetimhanenin dışına çıktıklarında büyümeye başlaması İskoç yazar James Matthew Barrie’nin Peter Pan eserinde de konu edilmiş bir temaydı; hikâyede Neverland’in dışına çıkan tüm çocuklar büyümeye başlamaktaydı..

İyi Seyirler Dilerim

Efe TEKSOY

Exit mobile version