Gazeteport

Ensar Vakfı’nı Niye Bağlar?

Karaman’daki Ensar Vakfı’na ait evlerde 45 çocuğun cinsel istismara uğramasına ilişkin soruşturmaya savcılık yayın yasağı getirerek kararını RTÜK’e iletti. Yazılı kararda ilginç detaylar var…Savcılığın konuya ilişkin ayrıca yaptığı basın açıklamasında da yine Çocuklara Yönelik Cinsel İstismar suçuyla ilgili Ensar Vakfı’nı bağlayacak detaylara yer verildi… 

Karaman’daki tecavüz skandalı için Ensar Vakfı açıklama yaptı. Açıklamada tecavüz iddiasıyla tutuklanan Muammer B.’nin vakıfla irtibatı yok denildi. Savcılığın açıklamalarında ise soruşturmanın 2014 yılından bugüne kadar ki süreyi kapsadığı belirtiliyor.

Ensar Vakfı: 2013 yılında 5 ay etüt öğretmenliği yaptı

-Öncelikle bilinmelidir ki olayın faili olarak zikredilen kişinin vakfımızla üyelik dahil hiçbir irtibatı bulunmamaktadır. Yalnızca 2013 yılında 5 aylık bir süre için gönüllü olarak vakfımız şube merkezinde etüt öğretmenliği görevinde bulunmuş ve o tarihten sonra Ensar Vakfı’nın hiçbir çalışmasında yer almamıştır. Şu aşamada üzerinde gizlilik kararı olan dosyada iddia edilen eylemlerle ilgili Vakfımızı irtibatlandıracak bir bilgiye sahip bulunmamaktayız…

Savcılık: 2014 ve devamı yılları içerisinde meydana gelen suçlar

– Cumhuriyet Başsavcılığımızca 2014 ve devam eden yılları içerisinde meydana gelmiş olabileceği düşünülen, çocuğun cinsel istismarı ve çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye Teşvik suçlarından yürütülmekte olan soruşturma kapsamında…

Savcılığın RTÜK’e gönderdiği yazısındaki bu detay Ensar Vakfı’nın “sadece 2013 yılında 5 ay görev yaptı” savunmasını yalanlıyor…

 

Ensar Vakfı: Suçun şahsiliği ilkesi gözardı edildi

– Suçun şahsiliği ilkesi göz ardı edilerek bir kişi üzerinden yüz binlerce gönüllüsü olan bir kurumun ve düşüncenin hedef gösterilmek suretiyle iftiralara maruz bırakılmasının isnat edilen suça ortak olmak anlamına gelir

 Savcılık açıklaması suçun şahsiliği tezini çürütüyor

Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı yayın yasağı ile ilgili basına yaptığı açıklamada “iki farklı yurtta görev yapan kişi” deniliyor. Savcılığın ön soruşturmasında mağdur çocuklar “Ensar evinde kaldıkları” ifadesini vermişti. Savcılık açıklamasına göre de 2014 yılından bu yana Ensar vakfı evinde çocuklar uzun süre istismar edilmiş. Yani bu süre zarfında ya bu iğrençliğe göz yumulmuş ya da büyük bir ihmal var. Yani, her şekilde “suçun şahsiliği” yok

 

Açıklamalar ve çelişkiler böyle. Durumu daha net anlamak için Gazeteport’un Karaman’la ilgili yaptığı araştırmadan çıkan soru ve yanıtlara bakalım;

Soru: Savcılık açıklamasıyla resmen istismar edilen çocuklar yurtta kalıyor. Savcılık açıklamasında yurt deniyor. Peki bu yurt kimin?

Yanıt: Çocuklar yurtta kaldığına göre yasal olarak tek bir durum var. Milli Eğitim Müdürlüğü ile protokol yapılması lazım. Eğer bu protokol yapılmamışsa ev ya da yurtlar yasa dışıdır. Yani milli eğitim ve emniyet göz yummuştur.  Kişisel olarak da gönüllülük hiyerarşisiyle ev ve yurt açmak mümkün değil.

Soru: Ensar Vakfı ile Tecavüz skandalının ne ilgisi var?

Yanıt: Protokol var ise zaten bütün sorumluluk Ensar Vakfı’nın yapılmamışsa da bu kez yasa dışı yurt/ev  işletmek suçu işleniyor.

Soru: Ev/yurt kiralayan kişi vakfa üye değilse Ensar Vakfı nasıl suçlanacak?

Yanıt: Asıl ince nokta burası. Savcılık ön soruşturma ifadesinde çocuklar “Ensar evinde kaldıklarını” söylüyorlar. Bu da kayıtlara geçiyor. İddianamede bu detay olacak mı olmayacak mı?… Şimdilik bilinmiyor. Olmazsa Ensar ” suçun şahsiliği” gerekcesiyle dışarıda bırakılabilir. Ayrıca Karaman’da bulunan herkes ev/yurtların Ensar Vakfı’na ait olduğunu biliyor. Yurt/evlerin masrafları da yine Ensar’a yakın kişilerce karşılanıyor.

Soru: Çocukların ifadelerinde Ensar Evi’nde kalıyoruz sözleri iddianamede yer alırsa ne olur?

Yanıt: Bu iddianamede yer alırsa Ensar Vakfı “görevi ihmal, görevi kötüye kullanmak, göz yummak, savsaklamak, gözetim denetim sorumluluğunu yerine getirmeme suçlarından soruşturulur. Ve soruşturmanın bir tarafı haline gelir..

Soru: Suçun şahsiliği Karaman’da neden mümkün değil?

Yanıt: Tecavüz ve istismar yurt/ev binalarında gerçekleşiyor. Dolayısıyla o ev/yurdu kiralayan/işleten protokol varsa zaten yasa karşısında sorumlu. Yoksa hem yasadışı iş yapmaktan hem de sorumluluğu altında bulunan kişileri korumamaktan yasal olarak suç işlenmiş oluyor? İstismara uğrayanlar çocuk yani yasa diyor ki devlet, aile ve sorumluk altına alan kişiler tarafından korunmalıdır.  Zaten soruşturma bu yüzden resen başlatıldı.

Soru: Suçun şahsiliği ne anlama geliyor?

Yanıt: Suçun bireysel bir eylem olduğunu gösterir ve diğer sorumluları dışarıda tutar. Burada gözden kaçan ayrıntı şu. fail Ensar vakfı üyesi olup/olmadığı için ensar vakfı sorumludur denilmiyor. suçun işlendiği yer Ensar denetiminde. Bu yüzden soruşturulmalı. Yani kişilerin davranışı mensubu olduğu yeri bağlar mı tartışması anlamsız. Çünkü suç mahallinde sorumluluğu var. Üstelik korunması ve kollanması yasal olarak zorunlu olan bireyler. Yani çocuklar..

Soru: Vakıflar yasal olarak eğitim kurumlarına destek verebiliyor mu ya da eğitim?

Yanıt: Evet. 2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ortaöğretim kurumları yönetmeliğinde değişiklik yapıldı. Resmi Gazete’de yer alan düzenlemeye göre, imam hatiplerde eğitim ve öğretim yılı süresince “imamlık, hatiplik, vaizlik, müezzinlik, Kuran kursu öğreticiliği ve benzeri mesleki uygulamalara” yönelik eğitimlerle ilgili “çeşitli kurumlardan destek alınabilecek.”

Bu yönetmelikle MEB’e bağlı devlet okullarında TÜRGEV, Ensar Vakfı, Furkan Vakfı, Hizmet Vakfı, Hayrat Vakfı gibi kurumlara ders  verebilme, kitap dağıtabilme ve öğrencileri kendi camilerinde, mescitlerinde veya Kuran kurslarında stajyer olarak eğitebilme hakkı verildi.

Soru: İstismara uğrayan çocuklar bir okulda okuyorlar mı yoksa sadece evlerde mi eğitim görüyor?

Yanıt: Çocukların büyük bir bölümü imam hatiplerde okuyor.

Soru: Çocukların ifadelerinde ne var?

Yanıt: Yayın yasağı ve gizlilik gereği bu bilgilere ulaşılmıyor. Ulaşılsa da yayınlanması suç.

Soru: Karaman’da bu olay nasıl yankılandı?

Yanıt: Karaman’ın adı kirleniyor diye bir suskunluk hakim. Öncelikle iktidar korkusu hakim. Yerel medya ilimizin adı kirlenir diye yazmıyoruz açıklaması bile yayınladı. Adımızı vermeyin ama diyerek evlerin Ensar’a ait olduğunu söylüyorlar.

Soru: Vakıf yurtları/evleri nasıl işletiliyor?

Yanıt: Vakıf yurt ve evleri iki şekilde işletiliyor. 1- Milli Eğitim Bakanlığı Din işleri Genel müdürlüğü aracılığıyla protokol yapılıyor. Bu protokolle yurt açılabiliyor ve işletiliyor. 2- Yurt adı verilen ev/pansiyon protıokolsüz işletiliyor. Anadoluda en yaygın hali bu. Yasaya göre suç ama göz yumuluyor..

Soru: Şu aşamada Ensar Vakfı suçlu mudur?

Yanıt:  Soruşturulması gereken bir durumdur. Evi kimin tuttuğu, Ensar Vakfı ile ilişkisi, evin masraflarının kim tarafından karşılandığı, o çocukların ailelerinden nasıl teslim alındığı soruşturulmalıdır. Çocuklar Ensar Vakfı’na emanet ediliyor. Yani o çocukların sorumluluğu Ensar Vakfı’ndadır.  Ancak “suçun şahsiliği” iddiası daha en başta Ensar Vakfı’nı temize çıkarmış oluyor. Asıl sorun da bu…

Soru: Ensar Vakfı Neden Korunuyor?

Yanıt: Ensar Vakfı bir projedir. Tıpkı TÜRGEV gibi. Alternatif eğitim projesidir. Erdoğan’ın bizzat desteklediği AKP projesidir. Bu vakıflar aracılığıyla Erdoğan’ın “dindar nesil” projesi bahçeleridir. Burada çocuklar değil proje onlar için daha değerli. O yüzden korunuyor

 

 

 

 

 

 

 

Exit mobile version