24 Haziran 2018 Pazar
Ana sayfa » “Ticaretle Uğraşan, Şirketler Kuran İş Adamlarıdır”
“Ticaretle Uğraşan, Şirketler Kuran İş Adamlarıdır”

“Ticaretle Uğraşan, Şirketler Kuran İş Adamlarıdır”

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu geçen haftaki grup toplantısında, “Sevgili Erdoğan, çocuklarının, bir çıta yükseltiyorum, eniştenin, dünürünün, kardeşinin eski özel kalem müdürünün, yurtdışında vergi cennetlerinde bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdiklerini biliyor musun?” demişti. Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerine AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan sert çıkarak, “Erdoğan’ın yurtdışında bir kuruş parası varsa ispat etsin. Ettiği anda Cumhurbaşkanlığı’nda bir dakika durmam” şeklinde yanıt vermişti. Kılıçdaroğlu dünkü grup toplantısında  belgeleri yayımladı. “Şirketin bütün kayıtları bizim elimizde” diyen Kılıçdaroğlu, ı Erdoğan’ın ailesinin para transferini şöyle anlattı: “Diyeceksiniz ki bu şirket, bu şirkete para gitti mi? Para gitti mi? Evet gitti. 15,12-2011 tarihinde Ziya İlgen, 2,5 milyon dolar Belvey şirketine para gönderiyorlar. 1 sterlinlik, 1 kişilik. 15,12,2011 tarihinde Mustafa Erdoğan, 2,5 milyon dolar para gönderiyor. Niye gönderir senin kardeşin? Gariban ölüsü için kefen alırken yüzde 18 öder, sen 2,5 milyonu nasıl gönderiyorsun. 26,12-2011 tarihi Ziya İlgen 1 milyon 250 bin para gönderir. Mustafa Erdoğan 1 milyon 250 bin dolar.” AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan  Sarayı’nda Orman Bakanlığı Toplu Açılış Töreni’nde belgelerle ilgili ilk kez konuştu.

Erdoğan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgelere şöyle yanıt verdi:

“Dekont dediği kağıtları, ne gazetecilere ne adli makamlara vermedi”

“Bu zat geçtiğimiz hafta çıktı, cumhurbaşkanı ve ailesi yurtdışındaki bir takım hesaplara milyonlarca dolar para gönderdi diye bir iddia ortaya attık. Biz de ispata davet ettik. dün grup toplantısında çıktı, yurtdışındaki bir şirkete şu kişi şu kadar milyon dolar para gönderdi diye bir takım yine sözler söyledi. Elindeki bir tomar kağıdı sallayarak da ‘işte dekontları da bunlar’ dedi. Tabi dekont dediği kağıtları, ne gazetecilere ne adli makamlara vermedi. Avukatlar hemen anında kendisine bunu ilgili savcılığa lütfen veriniz, medyaya veriniz dedi. Ve o kağıtların ne olduğunu şimdilik bir kendisi, bir de onları bu zatın eline tutuşturanlar biliyor. Tabi bu zatın ilk iftira atışı değil. Bir ara şahsımla alakalı İsviçre’de hesaplarım olduğunu söyleyip durdu, ispata davet ettiğimde belge gösteremedi, rezil kepaze oldu. Ben bunun peşinde gidenlere şaşıyorum. İspat et bu görev bırakacağım dedim. İspat yok. Bu defa aynısını söylüyorum. İspat ettiğin anda ben cumhurbaşkanlığını bırakacağım dedim, ama sen de CHP’nin başına, bu milletin başına bela olmaktan çekil.”

 

“Sıkıyorsa gel klozete bak”

“Cumhurbaşkanlığı külliyeyi için, sırf eseri karalamak için altın klozet iddialarına kadar akla ziyan pek çok yalanı aylarca diline pelesenk etmişti. Hiçbirinin doğru olmadığı ortaya çıkmasına rağmen özür dilemeyi aklından geçirmedi. Böyle vicdansız olunur mu ya? Sıkıyorsa, davet ettim gel bak bakalım, nasıl bir altından klozet varmış.”

“ABD’de kurulan kumpasın bizzat içindeler”

“Grubumuzda bilmem kaç tane FETÖ’cü vekili açıklayacağını söylemiş, bu sözünü yutmuştu. Şimdi Amerika’da FETÖ’cü vekillerin hangi partiden olduğu ortaya çıkıyor. Yargının yakalama kararı verdiği CHP’li iki tane milletvekili. ABD’de kurulan kumpasın bizzat içindeler. Bunun adı, daha ileri gitmeyeyim.Ana muhalefet bunun yükünü daha çekemez, çekmemeli. Bunun adı ana muhalefet değil, ana hıyanettir.”

“Aslında bu durum bizim işimize geliyor ama ülkemiz adına üzülüyoruz”

“Davalara belge bilgi taşıdığını biliyoruz. FETÖ’nün ellerine tutuşturduğu belgeleri kendileri kullanan, kimi zaman da yurtdışına teslim eden bu kişilerin ülkemize yaptıkları ihanetin hesabı mutlaka sorulacaktır. Aslında bu durum bizim işimize geliyor ama ülkemiz adına üzülüyoruz. Milli ve yerli duruşa sahip CHP’liler adına üzülüyoruz. İnsan mindere çıktığı zaman dengi sayılabilecek bir rakip görmek istiyor. Siz sıkı bir siyasi mücadele için ortaya çıkıyorsunuz, karşınızda karikatür tipli birini buluyorsunuz. Ne yapalım artık kader deyip işimize bakacağız.”

“Kürsüden sallamayı bırak. Milletimizle paylaş, git savcılığa teslim et”

“Dün şahsımın ve iddialar ismi geçen arkadaşlarımızın avukatı bir açıklama yaptı. Tüm milletime sesleniyorum, iddialar yalanlanarak belge olduğu öne sürülen kağıtların derhal savcılığa verilmesi, en azından medyayla paylaşılması çağrısında bulunuldu. Bir saat öncesine kadar avukatlara sordum, durum nedir? “Henüz bu yönde bir gelişme olduğunu duymadık” dediler. Aynı çağrıyı tekrarlıyorum. Madem tüm belgelerin elinde olduğunu söylüyorsun, kürsüden sallamayı bırak. Milletimizle paylaş, git savcılığa teslim et. Öyle mi? suçlu varsa ortada git teslim et. Ondan sonra çok daha rahat tepinirsin.”

“İsimlerin çoğu, ticaretle uğraşan, şirketler kuran iş adamlarıdır”

“O kürsüden salladığın her kağıt, ya yalan ya yanlış çıktı. Bu defa kendisini kimin nasıl hangi sahte belgelerle aldatıp o kürsüye çağırdığını bilmiyoruz. Bizim için önemli olan şahsımıza ve ailemize yapılan bu saldırının cevapsız kalmamasıdır. İfade edilen isimlerin çoğu, ticaretle uğraşan, şirketler kuran iş adamlarıdır. Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı değilken, başbakan değilken de bu insanlarla ticaretle uğraşıyor, milyonlarca liralık işler yapıyordu.Bu zat önce, şahsımın, çocuklarımın, dünürümün, eski özel kalem müdürüm diye ifade ettiği o şahıs benim özel kalem müdürüm hiçbir zaman olmadı. Böyle bir yalan olur mu? Zerre kadar sende şahsiyet varsa, Mustafa Gündoğan bana ne zaman özel kalem müdürlüğü yapmış, çık bunu ispat et.”

“Ticaretle uğraşan birisi yurtdışında da şirket alır satar”

“İspat edemezsen de o yerde durma artık, çekil git. Ve bu zat bir işadamıdır, ve bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdiğini iddia etti. Bir takım isimler, tarihler ve rakamlar zikretti. İddiası da bu paraların yurtdışındaki şirkete gönderildiği. Aslında ticaretle uğraşan birisi yurtdışında da şirket alır satar, para havale eder, havale alır. Ömründe sadece her işe taş koymayı görev edinmiş birisine bunları anlatmanın zorluğunu elbette biliyorum.”

 

“O paralar yurtdışına gitmedi, onlara para geldi”

“Kaldı ki bu 5 isim, asla o zikrettiği şirkete ve yere para göndermiş de değil. Tam aksine mevcut şirketlerini satmaları sebebiyle onlara para geldi. Az buçuk ticareti, tüccarlığı, girişimciliği bilenler için bu yapılan işlerde hiçbir sorun yoktur. Buradaki tek sorun ortada bu zatın ifade ettiği gibi yurtdışına giden tek kuruş para olmayışıdır. Belki anlamamış diye bir kez daha tekrarlıyorum. Yurtdışına giden tek kuruş yok. Dolayısıyla bu zatın söylediği yalan mı? yalan. Bu zat bir kez daha müfteri durumuna düştü mü? Düştü. Peki yüzü kızaracak mı? hiç sanmıyorum. Maşallah kendisinde manda derisi gibi yüz var. özür dileyecek mi? gereğini yerine getirecek mi? bugüne kadar yapmadı, yapacağını da sanmıyorum.”