13 Aralık 2017 Çarsamba
Ana sayfa » Reza Zarrab İtiraflara Başladı.. Türkiye’deki Rüşvet Çarkını Anlattı
Reza Zarrab İtiraflara Başladı.. Türkiye’deki Rüşvet Çarkını Anlattı

Reza Zarrab İtiraflara Başladı.. Türkiye’deki Rüşvet Çarkını Anlattı

ABD’nin New York kentinde başlayan Hakan Atilla’nın yargılandığı davada tanık olmayı kabul eden Reza Zarrab, mahkemeye getirildi.

Reza Zarrab İtiraflara Başladı

Zarrab banka hesabı açmak için eski AB Bakanı Egemen Bağış’tan yardım aldığını ve eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a 45 ila 50 milyon euro arasında rüşvet verdiğini iddia etti.

“Zafer Çağlayan’a 50 milyon euro rüşvet verdim”

ABD’nin İran’a uygulanan ambargoyu yasadışı yollarla deldiğini kabul ederek New York Güney Boges Mahkemesi’nde görülen davaya Çarşamba günü tanık olarak katılan Reza Zarrab, petrol karşılığı altın ticaretine imkan tanıyacak sistemin işlemesi için eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a ödediği rüşvetin euro para birimi cinsinden yaklaşık 50 milyon dolar olduğunu iddia etti.

Şirketine ait iç hesapları teker teker okudu

Kilo verdiği, sakalını kestiği, saçlarını kısalttığı görülen ve kısa kollu “v” yakalı bir hükümlü gömleği ve aynı renkte pantalonla duruşmaya katılan Zarrab, söz konusu rakamları 733 numaralı delil sunumunda monitörlere yansıtılan ve kendi şirket iç hesaplarına dair tutulan bir “Excell” dökumanaları üzerinden teker teker okuyarak açıkladı.

19 Mart 2012’de başlayıp 27 Mart 2013 tarihine kadar detaylandırılmış kayıtlar arasında, tek kalemde 6 Temmuz 2012 tarihinde ödenen euro para biriminde en yüksek miktar 5 milyon, en düşük miktar ise yapılması gereken bir ödemenin ikinci taksiti olarak kayıtlara geçen, 5 Mart 2013’e ait 71,600 euro.

Bank Asya’ya 2 buçuk milyonluk ödeme

Türk lirasi biriminde yapilan 2,465,000 tutarındaki tek ödemenin, Fethullah Gülen ile ilişkilbendirilen Bank Asya’ya yapıldığı dikkatleri çekti. Dökümdeki son para birimi ise ABD doları cinsinden.

 

Zafer Çağlayan’a para transferi

Zarrab, eski Ekonomi Bakanı Çağlayan’a 22 ve 27 Mart 2013 tarihlerinde ilki 2,012,900, diğeri 2,684,011 iki transfer yaptığını iddia etti.

Bu dökümün neden hazırlandığına dair sorulan soruya, “Ödenen para ve alınan para arasında ihtilaf olmuştu” şeklinde yanıt veren 34 yaşındaki tüccar, “Listede olmayan, bundan daha fazlası var” diye bir ekleme de yaptı.

Zarrab, Zafer Çağlayan ile İstanbul’da ailesi ile gittiği bir balık restoranında tesadüfen karşılaştığını söyledi. Çağlayan ile tanıştıkları dönemde Halk Bankası’nda İran’la bağlantılı altın ticareti yapabilmek için hesap açtırmaya çalıştığını da aktardı.

Bu tanışıklığı hesabın açılmasına “Altın ticareti yapmak için çok popüler, çok göz önünde olduğu” için karşı çıkan bankanın Genel Müdürü Süleyman Aslan’a ikinci kez ulaşabilmek için kullandığını anlatan Zarrab, Çaglayan’ın araya girmesi ile hesabın açıldığını iddia etti.

Cezaevi gardiyanına rüşveti itiraf etti

Reza Zarrab, bir cezaevi gardiyanına içki getirmesi ve cep telefonunu kullanması için rüşvet verdiğini de itiraf etti. Ayrıca, cezanın ne olacağı konusunda kimsenin kendisine söz vermediğini de ekledi.

 

Savcının bunun nasıl mümkün olduğuna dair sorusunda Çaglayan’la yaptığı ikinci görüşmenin içeriği ile cevap veren Sarraf, “Yüzyüze toplantı yaptık. Biraz daha ticaret hakkında bilgi aldı, kar marjlarını sordu ve ortak şeklinde %50, %50 kar paylaşımı ile bu ticarete aracı olabileceğini söyledi” dedi.

Delil olarak sunulan dökümün bu ifade doğrultusunda “İran’a ait Halk Bankası’nda toplanan mevduatların altın ticareti yoluyla çıkartılmasına aracı olmak” karşılığı 2012 ve 2013 yılları arasında elde edilen karın toplamda yaklaşık 100 milyon avro olduğu iddiasi gündeme geldi.

 

“İlk yardım talebi Egemen Bağış’tan geldi”

İran’ın ambargo ve yaptırımlar sonucu Türkiye’de toplanan ancak çıkartılmayan parasının uluslarası para transferlerinde kullanılabilmesi için aracılık yapma planının nasıl hayata geçtiğini adım adım anlatan davanın eski sanığı, ilk yardım talebini dönemin Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış’a yaptığını belirtti.

2010 yılında Türkiye ve İran arasında ticaretin canlanması ile birlikte Türkiye’de toplanan ancak ambargo nedeni ile yurtdışına çıkarılamayan İran mevduatlarını sahip olduğu Royal Grup bünyesindeki döviz büroları vasıtası ile çıkarabileceğini keşfeden Zarrab, mevduatların toplandığı Aktif Bankası’nda bir hesap açmak istediğini ve reddedildiğini aktardı.

 

Zarrab, hesap açımının özel bir izne tabii olduğunu gerekçe gösteren bankanın genel müdürü ile bağlantıyı Egemen Bağış’ın kurduğunu iddia etti. Zarrab, “Sosyal olarak görüştüğüm dönemin Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış’ı aradım ve kendilerinden bu konuda yardım istedim” dedi. Zarrab’a akabinde delil dosyasında bulunan Egemen Bağış fotografı gösterildi.

Kendisini teyid ettikten sonra bir yudum su alan tanık, Egemen Bağış’a, “Bankanın Genel Müdürünü tanıyıp tanımadığını sordum, kendisi daha önce Amerika’dan tanıştıklarını söylediler. Bir randevu düzenledi ve toplantıya gittim” dedi. Zarrab, toplantının ardından hesabın açıldığını iddia etti.

İlk başta günde 5 ila 10 milyon avro arasında değişen işlem hacmi yakalayan Zarrab ve ortak hareket ettiği İran vatandaşı Hüseyin Agacu ile Aktif Bankası’ndaki mevduatlar eridiğinde başka müşteriler bulmaya çalıştıklarını ifade etti.

“Türkiye’de en çok parası olabilecek müşterilerin peşinden gidiyordum; İran Merkez Bankası, Mellat Exchange gibi,” diyen tanık, babasının aracılığıyla İran Merkez Bankası’nın parasını işletmek için ilk iznini aldığını, ancak bunun ilk etapta uzun soluklu bir işbirliği olmadığını söyledi.

Agacu’nun kendi oğullarını ticarete dahil etmek istediğinde ilişkilerinin bozulduğunu, tek başına hareket etmek istediğini ifade eden Sarraf, aynı dönemde de Aktif Bank’ın ABD’den bir uyarı aldığını ve aracılık etmeyi kısmen durdurduğunu söyledi.

Sarraf, İranlı kurumların parasının tutulduğunun bilindiği ve daha güvenilir profili olan Halk Bankası’na bu aşamada başvuru yaptığını anlattı.

Sarraf, “Ödemelerde gecikme olduğu zaman gerek Aktif Bank gerekse İran bankası yetkilileri para transferlerinin Halk Bank’ta bekletildiğini söylerlerdi, ayrıca İran’ın paralarının Halk Bankası’nda tutulduğu aşikâr bir şeydi” diye konuştu.

Altın ticaretinin mükemmel işleyecek bir alternatif olduğu fikrini Sarraf’a veren kişi, tanığın iddiasına göre, İstanbullu kuyumcu Ahmet Alacaci.

Tanık, “ Halk Bankası’na, İran’da altın karşılığı ödeme gelecekti ve Alacaci o parayı çıkarıp, altın alıp, altın ihraç ederek hem İran’ın parasını ödeyecekti, hem de o para ile uluslararası para transferlerini gerçekleştirecekti” dedi.

Zarrab’a’a duruşma esnasında kayıtlara geçebilmesi açısından sorulan sorularda adı geçen bütün isim ve kurumları teker teker tanımlaması istendi.

Dönüşümlü görev yapan iki tercümanın Türkçe’den İngilizce’ye aktardığı ifadede tanık, İranlı kurumlardan Bank Mellat’ın döviz kurumu Mellat Exchange ile nasıl yakınlaştığını da aktardı.

Sık olarak “Kısaca anlatmaya çalışayım,” diye cümlelerine başlayan Sarraf, “Birincil olarak Türkiye’deki paralarını çıkartıp tümen (İran para birimi) olarak ödeme yapacaktım, ikinci bölümde ise Mellat Exchange’in uluslararası para transferindeki talimatlarını yerine getirecektim” dedi ve ekledi, amacım “Dünyanın her yerinden olan borçlarını ödemek, para ihtiyaçlarını yerine ulaştırabilmekti..”

Amerikan bankalarının ekonomik yaptırımlar nedeni ile normalde müsaade etmeyeceği bu transferlerin fark edilmemesi için, “İran’a ait bir ödeme olduğunu gizlemem, saklamam gerekiyordu” dedi.

Mahkemenin üçüncü günkü duruşmasında özel güvenlik tedbirleri göze çarptı. Duruşma salonuna sığmayan seyirci ve basın mensupları için ikinci bir duruşma salonu açıldı.

Yargıç Richard Berman bir ayrıcalık yaparak normalde savunma makamını gösterir açıda yayın yapan ve ikinci bir salonda gösterilen görüntüleri aktaran kameranın Sarraf’a çevrilmesini onayladı.

Kilit tanığın Cuma gününe kadar çapraz sorgulama dahil olmak üzere ifade vermesi bekleniyor.

Savcının çizdiği şemanın Türkçeleştirilmiş hali Fotoğraf:Hürriyet

Savcı, İran’la yürütülen ticaretten kâr olarak Çağlayan’ın kardeşine yapıldığı iddia edilen 2.4 milyon TL’lik ödemenin dekontunu kanıt olarak sundu. Hakim Berman dekontu kanıt olarak kabul etti. Sarraf mahkemede aynı zamanda Ulusal İran Petrol Şirketi’ne ilişkin bigileri de paylaştı.

Tanık olarak ifade veren Sarraf altın ticaretinin nasıl işlediğini diyagram çizerek anlattı. Savcı, Sarraf’ın çizdiği diyagramı ve Süleyman Aslan’ın asistanı ile telefon görüşmesini de kanıtlara ekledi.

Savcı’nın “Halkbank’tan para çektiniz mi?” sorusuna “Birkaç milyar avro çektim” yanıtını veren Sarraf, altın ticaretiyle ilgili gümrükte nasıl yalan beyan vereceğini bizzat Aslan ve Atilla’nın anlattığını iddia etti.

Sarraf Halkbank’la çalışırken İran Ulusal Petrol Şirketi’nden kendi ticari hesabına gelen bir transferden bahsetti. Sarraf, yaptırımlara tabii olan transferi boşa düşürmek için Süleyman Aslan’la çalıştığını iddia etti. Rıza Sarraf, mahkemede bugün ifade vermeye devam edecek.