21 Eylül 2017 Perşembe
Ana sayfa » “Kumpas Girişimleri Teşhir Edildi… Suçüstü Yakalandılar”
“Kumpas Girişimleri Teşhir Edildi… Suçüstü Yakalandılar”

“Kumpas Girişimleri Teşhir Edildi… Suçüstü Yakalandılar”

CHP Sözcüsü Bülent Tezcan, MYK gündemi devam ederken gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. AKP’nin Enis Berberoğlu ile ilgili iddialarına yanıt veren Tezcan, “Ne Berberoğlu’nu ne CHP’yi ne de CHP Genel Başkanını onlara yem edeceğiz. Çünkü bu demokrasiyi yem etmek demektir. Demokrasiyi yem etmeyeceğiz” dedi.

İşte CHP’li Tezcan’In açıklamalarından başlıklar;

“Kumpas Girişimleri Teşhir Edildi… Suçüstü yakalandılar”

“CHP Genel Başkanını bir kumpas davası, tezgahı ile susturamazsınız dedik, susturamayacaklar. Bunları söylediğimizde rahatsız oluyorlar. AK Parti sözcüsü Mahir Ünal, yazılı açıklama yapmış bugün. Telaş ettikleri belli. Baltayı taşa vurduklarını fark ettikleri de belli. Susturmak istediklerini, korkutmak istediklerini hedef gösteriyorlar. Baltayı taşa vurdular. Gösterdikleri hedef dün de bugün de korkmadı. Ne Berberoğlu’nu ne CHP’yi ne de CHP Genel Başkanını onlara yem edeceğiz. Siz devlet gemisini FETÖ’ya teslim ettiniz o gemiye tayfa oldunuz. Darbenin siyasi ayağını gizlemeye çalışıyorlar. Kendi ilişkilerini nasıl örteriz telaşına düşmüşler. ‘Kripto FETÖ’cular vardı soruşturmaları sulandırmak için böyle iddianame, fezleke düzenlediler’ deyip özür dileyebilirler”

“Türkiye bu elbiseyi üzerinden çıkarmak zorundadır”

“İnsan Hakları savunucularına karşı uluslararası af örgütü temsilcilerine karşı ve insan hakları aktivistlerine karşı hukuksuz saldırılar yine devam ediyor. Türkiye dünyaya insan hakları mücadelesi verenleri hedef alan bir ülke olarak görüntü çiziyor. Bu Türkiye’ye yakışan bir görüntü değil. Hükümetin bir an önce Türkiye’yi bu görüntüden kurtarması gerektiğini düşünüyoruz. Adalarda başlayan o tutuklamalar ve hukuksuz süreç aynı şekilde devam ediyor. Türkiye bu elbiseyi üzerinden çıkarmak zorundadır”

“Neden görevlerine iade etmiyorsunuz ölmelerini mi bekliyorsunuz?”

“Akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça 161 gündür açlık grevinde. İki insanın açlık ile mücadele etmesi bedenini mücadeleye yatırıyorlar. Hükümetten gerekli duyarlılığı göremiyoruz. Bu insanlar sadece işimizi istiyoruz diyor. Neden görevlerine iade etmiyorsunuz ölmelerini mi bekliyorsunuz? Öldükten sonra mı iade edeceksiniz? Ölümün arkasından mı konuşacaksınız? Bir an önce bunu bir çözüm bulun. Hükümet bir an önce iade etsin görevlerini. Soruşturmayı yaparsanız sonra bir şey varsa gereğini yaparsanız. Ölüm ile imtihan edilen bir süreç ile karşı karşıyayız. Eskiden böyle durumlarda azıcık kıpırdayan vicdanlar olurdu. Şimdi ne yazık ki göremiyoruz. Kamu Denetçiliği Kurumu’na (Ombudsman) müracaat ettiler. Onalar da çağrıda bulunuyoruz bir an önce açıklayın. Hayat ile yarışıyorlar. OHAL komisyonuna da bir sözümüz var; OHAL inceleme komisyonunda müracaatları var. İnceleme komisyonu bunu öne alıp incelemeyecek de neyi inceleyecek? Bir ana önce Nuriye ve Semih’i hayata döndürmek için herkes vicdanlarının kontağını çalıştırsın. Vicdanlarının marşına bassın. İnsanlık sınanıyor burada. Devletin soğuk yüzü ile değil insanlığın vicdanı ile bakın. Devletin sıcak ve şefkatli yüzünü gösterin. Bütün bir toplum bunu bekliyor”

 

 

“Kumpas girişimi teşhir edildi. Teşhir ettik suçüstü yakalandılar”

“Türkiye bir yeni kumpas tartışmasına girdi. CHP’ye dönük bir kumpas girişimi var. Bu girişim teşhir edildi. Teşhir ettik suçüstü yakalandılar. Önce medya organları ile ortada olamayan bir suç nedeniyle Enis Berberoğlu’nu rehin alan kumpasçı anlayış, arkasından onun üzerinden Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’ye yönelmeye çalıştılar. Sosyal medya, kendi medya organları ile yapmaya çalıştılar. En sonunda Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan baklayı ağzından çıkardı. Genel Başkanımızı, CHP’yi aslında bütün Türkiye kamuoyuna ve Türkiye’deki muhalefete dönük bir tehditti. Bu tehdite pabuç bırakmayacağımız söyledik söylemeye devam ediyoruz. Mahkemeye savcılara talimat verip de anamuhalefet partisi Genel Başkanını, bir kumpas davası, tezgahı ile susturamazsınız, susturamayacaklar. Konuşmaya devam edeceğiz. ‘Cezaevinden bana haber geliyor’ dedi. Ak Parti Genel Başkanı. Cezaevinden haberin babası geldi. Enis Berberoğlu açıklama yaptı. ‘Bu söylenenleri hepsi iftiradır. Ortada bir suç yok. Benim de olmayan bir suç nedeniyle kimseye iftira atmam söz konuş değil’ dedi. Daha ne açıklaması istiyorsunuz. Berberoğlu’nun ailesine kadar meseleyi götürüp psikolojik savaşa başlatmaya çalıştılar.”

“Ne Berberoğlu’nu ne CHP’yi ne de CHP Genel Başkanını onlara yem edeceğiz”

“Ne Berberoğlu’nu ne CHP’yi ne de CHP Genel Başkanını onlara yem edeceğiz. Çünkü bu demokrasiyi yem etmek demektir. Demokrasiyi yem etmeyeceğiz. Otoriter bir diktatörlüğe demokrasiyi yem etmeyeceğiz.”

“Baltayı taşa vurdular. Gösterdikleri hedef dün de bugün de korkmadı”

“Susturmak istediklerini, korkutmak istediklerini hedef gösteriyorlar. Baltayı taşa vurdular. Gösterdikleri hedef dün de bugün de korkmadı. Dünün kumpas ortakları bugün yine kumpasılığa devam etmeye çalışıyorlar. Operasyonal bir gazetecilik yerleşti. Bu kumpas faaliyetlerini yandan kurgulayıp yalan haberler ile kumpası köpürten bir anlayış.”

“Operasyonel gazeteciliğim Genel Yayın Yönetmeni Fiilen Erdağan’dır”

“Dün FETÖ ile beraber yapıyorlardı o medya grupları ile. Sonra bugün yine bunu tek başlarına yürütüyorlar. Operasyonal bir gazeteciliğin genel yayın yönetmeni fiilen AK Parti Genel Başkanı Erdoğan olmuştur. Bunları söylediğimizde rahatsız oluyorlar. Bugün AK Parti sözcüsü Mahir Ünal, yazılı açıklama yapmış bugün. Telaş ettikleri belli. Baltayı taşa vurduklarını fark ettikleri de belli ama ilginç bir şey var. Hakaret, iftira, tehdit ve küfür içeren sözlerle provakatif davrandığımızı söylüyor.”

“Devlet gemisini FETÖ’ya teslim ettiniz o gemiye tayfa oldunuz”

“Milletin vicdanına sesleniyorum, konuşmaları dökün ve dinleyin provakatif davranana, küfrü eden kim. Örtülü ahlaksız bir teklif içerisindesiniz dedik. Yani mesaj yolluyorsunuz dedik. Biz hiçbir zaman FETÖ’nün gemisine binmedik. Ama siz devlet gemisini FETÖ’ya teslim ettiniz o gemiye tayfa oldunuz.”

“Kendi ilişkilerini nasıl örteriz telaşına düşmüşler”

“15 Temmuz darbe girişimine karşı bir umut bağlamıştık. Dedik ki belki akıllanır iktidar gerçekten ciddi bir mücadele başlar. Ama görüyoruz ki tek bir mücadelesi var bunların; O da darbenin siyasi ayağını gizleme mücadelesi. Darbenin siyasi ayağını gizlemeye çalışıyorlar. Ortaya çıkarmak değil. Kendi ilişkilerini nasıl örteriz telaşına düşmüşler.Somut örneği davalar ve soruşturmalar sürecindeki sulandırmalar. Bugün Antalya Milletvekilimiz Mustafa Akaydın ile ilgili bir fezleke düzenleniyor. Mustafa Akaydın’ın açıklamalarını beğenmeyebilirsiniz. Fezleke düzenleniyor. Vallahi de billahi de bunu gördükten sonra benim bunların darbe ile mücadele konusunda samimi olmadıkları kanaatim kat be kat güçlendi.”

“Kripto FETÖ’cular mı tuzak kuruyor? “

“Bunlar bu soruşturmaları özellikle sulandırmak istiyorlar. Aklıma geliyor acaba arkada başka bir kripto tuzak mı var? Kripto FETÖ’cular mı tuzak kuruyor? ‘Kripto FETÖ’cular vardı soruşturmaları sulandırmak için böyle iddianame, fezleke düzenlediler’ diye bir kere daha yarın özür dileyebilirler. Böyle bir ciddiyetsizlik olur mu? Siz her hoşlanmadığınız kişiyi FETÖ’cu diye iftiraya maruz bıraktığınızın göstergesi. Korkacak bir şeyimiz yok. Sela tartışması nedeniyle 12 buçuk yıl darbecilikten ceza veriyorsunuz. Bunlar sulandırmak değildir de nedir?”

“ÖSYM denilince hile, hata merkezi anlaşılıyor”

“Liyakat sistemini çökerttiler şimdi ÖSYM’de sınav usulsüzlüğü üzerine neredeyse ihtisas yapacaklar ÖSYM’yi yönetenler. ÖSYM başkanı. Bu kadar usulsüzlük olur mu? Yine 4 bin 237 öğrencinin yerleştirmesinde hata yapılmış. 2010 yılından beri Türkiye sınav yolsuzlukları ile anılıyor. Eskiden ÖSYM denilince sınav yapan devlet kurumu anlaşılırdı. Şimdi ÖSYM denilince hile, hata merkezi anlaşılıyor. Bir iki dakika sınava geç kaldı diye kapının önünde ağlattığınız çocukların gözyaşından utanın. Bunun hesabını kim verecek? O gözyaşlarının vebali boğar bu liyakatsizliği. Bu yanlışlığı yapanların ödediği bir bedel var mı?”