19 Kasım 2017 Pazar
Ana sayfa » Kendi İddiasını Belgeyle Yalanladı
Kendi İddiasını Belgeyle Yalanladı

Kendi İddiasını Belgeyle Yalanladı

Erdoğan’ın hemşehrisi Rizeli araştırmacı yazar Fatih Sultan Kar, 1960 ve 1980’de gerçekleşen askeri darbelerde mağdur olan Rizeliler’i konu alan kitap hazırlıyor. Taslak haline olan kitapta, 1980’de İETT yönetimine el koyan darbeci albayın, kurumda futbol oynadığı ve çalıştığı dönemde sakallı hali nedeniyle Tayyip Erdoğan’a baskı uyguladığını ve ‘ya sakalını kesersin ya da gidersin’ dediğini iddia etti. Kar, kitabında Erdoğan’ın istifa dilekçesine de yer verdi. Ancak dilekçe Kar’ın iddiasını yalanladı. Erdoğan’ın istifa dilekçesinde “özel bir şirkette iş bulduğu için” ayrıldığı yazıyor. Daha önce de Erdoğan’ın futbol kariyerine ilişkin onlarca farklı hikaye yazılmıştı.

İETT Genel Müdürlüğünde Foto Film Operatörü olarak görev yapan Rizeli araştırmacı- yazar Fatih Sultan Kar,1960 ve 1980 ihtilal ve darbelerinin Rizeli mağdurları ve yaşadıklarını kitaplaştırmak için çalışma başlattı. Taslak halinde olankitapta, 80 Darbesi Erdoğanın futbol hayatını bitirdi başlığı ile bir bölüm de yer alıyor.

‘Ya sakalını kesersin ya gidersin” iddiası

Kitapta, 1980 darbesi sırasında, İETT yönetime el koyan darbeci Albayın, İETTçalışanı ve aynı zamanda takımda futbol oynayan Tayyip Erdoğan’a sakallı hali nedeniyle baskı kurduğu, “Ya sakalını kesirsin ya da takımdan ve kurumdan gidersin” dayatması yaptığı anlatıldı. Bunu kabul etmeyen Erdoğan’ın da takımdan ve kurumdan ayrıldığına yer verildi.

Dilekçedeki gerekçe: Özel bir şirkette iş bulduğum için ayrılıyorum

Erdoğanın istifa dilekçesinde ise ‘Özel bir şirkette iş bulduğum için ayrılıyorum’ ifadelerine yer verdiği kitapta dilekçenin de örneği yer aldı. Kitabın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili son bölümünde, sakalı nedeniyle İETT’den ayrılmak zorunda kalan Erokspor ve Camialtı futbol takımlarında santrafor olarak forma giyen ve Fenerbahçeye transferi gündeme gelen Erdoğan’ın başarılı süren futbol hayatının bu şekilde son bulduğu bilgisi yer alıyor.

İşte Erdoğan’ın şehir efsanesine dönen futbolculuk kariyeri;

 

Tayyip Erdoğan nasıl bir futbolcuydu? Gazeteci Mustafa Hoş’un yazdığı Bigboss kitabında Erdoğan’ın futbolculuk geçmişi ayrıntıları ile anlatılıyor.

İşte Bigboss kitabındadan Erdoğan’ın futbolculuk yılları ve gerçekler;

70’lerde vurdu 2000’lerde gol aldı

“Erdoğan’ın futbolculuk yılları yani 70’li yıllardan çok çarpıcı örnekler vereceğim ama hemen yakın bir tarihe gidelim. Gidelim ki o yılları daha iyi anlayalım. Tarih.26 Temmuz 2014. İstanbul Büyükşehir Belediyespor iken Başakşehirspor yapılan takımın stat açılışı. 10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Tayyip Erdoğan daha sahaya çıkmadan golü atıyor. Çünkü Forma numarası 12 numara yani. 12.Cumhurbaşkanlığına gönderme var. Organizasyonda her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Organizasyonun arkasında Erdoğan’ın prensleri Rıdvan Dilmen ve Acun Ilıcalı var. Herşey gösteri toplumuna göre ayarlanmış. Erdoğan sahaya çıkmadan vuruyor gol oluyor. Sahada da 3 tane de atıyor daha doğrusu attırılıyor. Ertesi gün tüm gazeteler futbolculuğunu övme yarışı yapıyor. Utanmasalar transfer teklif edecekler. Her şey kendi doğallığında aksa 60 yaşında hem de bir başbakanın sahada oluşu güzel olacak ama Erdoğan iktidarında hiçbir şey doğallığında akmaz. Her şey gösteri toplumuna uygun dizayn ediliyor. Sahada sanki daha bir hafta önce 14 yaşında polis tarafından öldürülmüş Berkin’in annesini miting meydanında yuhalatan adam yok, ya da bir iki gün önce Ermeni olmayı ayıp ve çirkin görüş bir adam yok. Gösteri var ve gösterinin parçası güç kutsayıcılar görünene değil görünmesi istenene biat ediyor. Daha 2 ay önceki olayın böyle aktarıldığını görünce 70’li yıllardaki futbolunun nasıl aktarıldığını tahmin etmek güç olmasa gerek. Yine de ‘kutsal kitaplar’daki futbolcu Erdoğan ile sahadaki gerçek Erdoğan’ı anlatayım. Yeri gelmişken söyleyeyim. Erdoğan futbolculuk yıllarında uçmuyor ama bugün müritler fena uçuruyor. Daha tuhafı sadece futbolculuğunu anlatan 272 sayfa “Aman Babam Görmesin. Başbakan Erdoğan’ın Futbol Macerası” diye bir kitap yazılmış olması. Kitabı yazan Hacı Hasdemir hayatını kaybetti. Kitabın baskısı 2005 yılında yapıldı. Ama bugün olsa bu kitap basılır mı? Neden mi çünkü kitabın yazarı zaman muhabiri ve yayınevi de Zaman Kitap.

Önce son Erdoğan Kutsal Kitabı “Bir Liderin Doğuşu”nda futbolculuğuna ilişkin ne yazılmış ona bakalım.

“İlkokul sıralarında başlayan futbol tutkusu ortaokul ve lise yıllarında artarak devam etmiş, bu spordaki yeteneğini daha da geliştirmişti. O günlerde sahada kıvraklığıyla dikkatleri üzerine çeken Tayyip Erdoğan, kendisine yapılan teklifi kabul ederek bin lira karşılığında Camialtıspor’a taransfer oldu. Arkadaşları ünlü futbolcu Beckenbaur’u çağrıştıran stilinden esinlenerek ona “İmam Beckenbaur” ismini takmıştı”

Beckenbaur kadar teknik bir futbolcu muydu Tayyip Erdoğan ?

Hemen “Aman Babam Görmesin” kitabının 87.sayfasına bakalım. Takım arkadaşı Ali Sami Kınçak anlatıyor; “Beckenbaur gibi topa vurnak kolay değil. Tayyip’in tekniği de zayıf. Bu yüzden bazen kale ağzından gol kaçırdığı oluyordu. Çünkü top ayağının üstüne oturmadığı zaman çok farklı yönlere gidiyordu”

Bence Sabri’nin ortalarına ve şutlarına çok laf etmeyin. İleride siyasete girerse “Ronaldo Sabri” demek zorunda kalabilirsiniz. Neyse devam edelim. Erdoğan’ın futbolculuğu üzerine methiyeler düzülmeye devam etsin Camialtspor Genel kaptanı Camcı Turan’a kulak verelim.”Tayyip’in tekniği zayıftı. Futbola geç başladığı için (buraya dikkat. Kutsal kitapta ilkokuldan beri futbol oynuyor deniyor. Oysa ilkokulda futbol sahalarında su satıyor) tekniği iyi sayılmazdı. Atletizm ya da voleybol takımına gitmesini önerdim. Eğer Tayyip başka bir spor dalını seçmiş olsaydı çok başarılı olurdu”

Erdoğan futbolculuğunu anlatırken “daha çok fiziğe ve kondisyona dayalı futbol özelliğim vardı” diyordu. Diyordu demesine de O’nlar illa uçuracaktı. Mesela…!

Kemal Belgin “fiziği gösterişli, topla süratlenip gidebilen vuruş tekniği de iyi olan bir futbolcuydu”.

Hayri Hiçler “Çok iyi futbolcuydu. Devam etse, çok sevdiği Fenerbahçe’sinin formasını rahatlıkla giyerdi. (Fenerbahçe mevzusunu da anlatıcam. Sanırım bu üretilen efsanenin gerçeği net bir şekilde anlaşılacak) Hakan Şükür-İlhan Mansız ortak yapımı santrafordu. Resmen gol makinesiydi(Erdoğan daha çok libero ve orta saha oynuyordu) …

Faik Gürses “İyi futbolcuydu. Parmaklarının ucunda futbol oynardı. Erdoğan Beckenbaur gibi ayağa pas atardı. Geride oynadığı için oyunu defanstan çok iyi kurardı”

Turgut Koloğlugil “Orta sahada hücuma dönük oynuyordu. Fizik gücü yüksek olmasına rağmen oynadığı futbolun estetik bir güzelliği vardı”

İhsan Topaloğlu “pırıl pırıl bir futbolcuydu. Fiziği fundementali ile göze çarpan amatör kümenin parlak oyuncuları arasındaydı”

Tayyip Erdoğan’ın futbolculuk dönemine ilişkin efsaneler içinde bugün bile gülümseteni Talay Erker’in “Aman Babam Görmesin” kitabı için yazdığı “Tayyip Galatasaray’a tavsiye edildi” yazısıdır. Her satırında Tayyip Erdoğan’ı öven Talay Erker, Galatasara’a tavsiye edildiğini söylüyor, bir de “bugünkü şartlarda yetişse Fenerbahçeli Servet(Çetin) olurdu” diye ekliyordu. Erdoğan’ın futbolculuk kitabından bir not daha. Yok Artık dedirtecek not. “Erdoğan’ı Hollanda’dan da bir kulüp istedi. Nedense çocukluğuna kadar bir çok detay yazılmış ama hangi kulüp olduğu hatırlanmamış.”