20 Eylül 2017 Çarsamba
Ana sayfa » Darbe Girişimi 14:30’da MİT’e Bildirilmiş
Darbe Girişimi 14:30’da MİT’e Bildirilmiş

Darbe Girişimi 14:30’da MİT’e Bildirilmiş

​Darbe girişimini önceden Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) bildiren binbaşının ifadeleri ortaya çıktı. Binbaşı, 15 Temmuz günü saat 13.55 gibi izin almadan mesaiyi terk ettiğini ve 14.20’de MİT’in kapısına geldiğini söyledi.

Darbe Girişimi 14:30’da MİT’e Bildirilmiş

İşte ​Yeni Şafak’tan Osman Özgan’ın haberine göre darbeyi ihbar eden o binbaşının 11 Ağustos’ta verdiği ifadenin ayrıntıları;

“Yarım saat Fetullah Gülen ile çay içtik”

“Ortaokulda ‘FETÖ’nün yurtlarında eğitim gördüm. Önce Kuleli Askeri Lisesi’ne, ardından Harp Okulu’na gittim. 1996’da Fethullah Gülen’in yanına götürüldüm.Mezun grubu olarak İstanbul’daki FEM Dershanesinde yanına gittik. Bize hiçbir şey söylemedi. Yanında misafiri vardı. Yarım saat kadar oturup çıktık.”

“Ergenekon ve Balyoz sürecinde düşüncelerim değişti”

“Gülen’le ilgili düşüncelerim, Ergenekon ve Balyoz sürecinde değişmeye başlamıştı. 1 Temmuz’dan itibaren ailemle Akçay Tatil Kampı’nda tatil yapıyorduk. Kamp 21 Temmuz’da bitiyordu. 13 Temmuz günü beni Tabur Komutanı Binbaşı Deniz Aldemir aradı ve yeni CH 47 helikopterlerinin geldiğini, teslim töreni yapılacağını, Cumhurbaşkanının da katılacağını, bu nedenle Cuma günü görevde olmam gerektiğini söyledi. Daha sonra törenin ertelendiğini duydum. ‘Pazar günü ailemle birlikte gelsem olur mu?’ diye aradığımda Aldemir, bunun olmayacağını, Cuma günü birlikte olmam gerektiğini söyledi. ”

“Tamam ben seni tazelerim”

“Ailemi tatil kampında bırakıp perşembe akşamı otobüse bindim ve cuma sabahı mesaideydim. Murat Bolat bana kimsenin duymayacağı şekilde ‘Bu akşam seninle gece uçacağız, hazırlık yaparsın’ dedi. Ben de yorgun olduğumu, yoldan geldiğimi, uçamayacağımı söyledim. Altı aydır gece uçmadığım için normalde tazeleme uçuşu yapmam gerekir. Tazeleme uçuşu yapmadığımı, yaptıktan sonra hazır olacağımı söyledim. ‘Tamam ben seni tazelerim’ dedi” ifadelerini kullandı.”

“Bu gece çok kan akacak”

“Alay komutanına gitmek üzere Aldemir’in arabasına bindik. Aldemir, ‘Ben senin hizmetten olduğunu biliyorum ama uzatmayacağım, bu gece faaliyetimiz olacak. Mesela ben Cooger helikopteriyle Hakan Fidan’ı alacağım, sen de Murat Bolat’la uçacaksın. Çok kan akacak’ dedi. Taburdaki herkes normal bir günmüş gibi davranıyordu.”

“Saat 14:30’da darbe faaliyeti olabileceğini söyledim”

“15 Temmuz günü saat 13.55 gibi izin almadan mesaiyi terk ettim. 14.20’de MİT’in kapısına geldim.  Kapıdaki görevliye kimliğimi göstererek ‘TSK içindeki paralelcilerle ilgili bilgi vermek için geldim’ dedim. Kimliğimi aldı telefon görüşmesi yaptı. 14.30’u biraz geçe beni içeri aldılar, güvenlik kapılardan geçtik ve toplantı odasına vardık. Gelen iki kişiye ‘Bir helikopter Hakan Fidan’ı alacak, diğer helikopterin ne yapacağını bilmiyorum’dedim. Bana ne olabileceğini sordular. Ben de büyük bir faaliyet olabileceğini hatta darbe faaliyeti olabileceğini söyledim. Bu kişi bana ‘Hakan Fidan’ı almaktan kasıt ne?’ diye sordu. Ben de ‘Çok kan akacak’ dediklerine göre bu faaliyetin iyi niyetli bir faaliyet olmadığını kendilerine söyledim. Hatta kendilerine YAŞ kararlarında FETÖ’cülere karşı büyük bir temizlik olabileceği sürekli yazılıyor, bu nedenle YAŞ öncesinde bir darbe faaliyeti olabileceğini söyledim.”

“Üzerime dinleme cihazı takıldı”

“Üzerime dinleme cihazı takılmasını kabul ettim. 19.00 gibi nizamiyeye döndüm. Daha sonra Aldemir’i iki kez aradım. Deniz isimli komutana gece uçuşu olup olmadığını sordum.’Yok, alay komutanı izin vermedi’ dedi. MİT’çilerden ‘Bu numaradan bize ulaşabilirsin’şeklinde mesaj gelmişti, mesajda kendisini ‘pastacı’ olarak tanıtmıştı. Ben de o numarayı arayarak, ‘gece uçuşu yokmuş, ancak beni arabayla eve bırakacak, o esnada onu konuşturup bir şeyler öğrenmeye çalışacağım’ dedim. ‘Tamam sen niyetini anlamaya çalış’ dediler”

“Masaların üzerinde çelik yelekler ve mühimmat vardı”

“Deniz Aldemir yanımdayken Murat Bolat’ın aradığını ve ivedi çağırdığını söyledi. Beni orada bırakarak gitti. Yarım saat sonra tekrar geldi. ‘Uçuşumuz var hemen gidiyoruz’ dedi. Ben kendisinden bilgi almak amacıyla ‘Şu telefonlarımızı kapatalım, tam olarak ne yapacağız bilgi verir misin’ dedim. O da ‘Komutan ne görev verirse onu yapacağız’ karşılığını verdi. Hızlı hızlı arabayı sürdü. Orta genel maksat taburu pilot bekleme odasına gittik. O sırada bir kısım personelin orada toplandığını gördüm. Bir kısmı uçmaya hazır şekildeydi, bir kısmı sivildi. Sivil olanlar Albay Vedat Seven, Albay İsmail Yolcu idi. Üniformalı olanlar ise Albay Osman Çayır, Yarbay Halil Gül, Yarbay Ümran Taş, Binbaşı Deniz Aldemir, Yarbay Murat Bolat, Başçavuş Ertan Derin idi. Murat Bolat’ın emrindeki helikopterlerin hepsi dışarıda diziliydi. Halil Gül, ‘Helikopterleri çalıştırıp Akıncı’ya gideceğiz’dedi. Masaların üzerinde çelik yelekler, gece görüş gözlüğü, silahlar, mühimmatlar vardı.”

“İki saate yakın Ankara içerisinde dolaştık”

“MİT’e askerlerin Akıncı’ya geçecekleri bilgisini verdim. Karşılığında bana ‘tamam derhal kışlayı terk et ve kesinlikle uçuşa katılma. Seni bıraktığımız yere gel, seni oradan aldıracağız’ dendi. Karanlıktan istifade sağdan soldan nizamiyeye ulaştım. İlk minibüse binip MİT’in beni bıraktığı yere gittim. 15-20 dakika sonra MİT’ten gelip beni aldılar. MİT’e gidemedik orada çatışma olduğunu söylediler. İki saate yakın Ankara içerisinde dolaştık. Saat 23.30 sıralarında beni dolaştıran MİT görevlisinin talebi üzerine Özel Kuvvetler Hava Alayı’nda görevli Binbaşı Dursun Varlı’yı ve Binbaşı Gencay Böyük’ü aradım. Ancak ikisine de ulaşamadım.  00.30 sıralarında eve gittim”

“Saat 03:00’da başlasalardı başarılı olabilirlerdi”

“Ben Skorsky helikopter kullanıyorum. Ankara içerisinde bu helikopteri kullanan 100’e yakın pilot vardır. Beni bu önemli görev için niye seçtiler onu bir türlü anlamış değilim. Kendilerinden olduklarını düşündüğüm personelin bir kısmını çağırmamışlar. Kendilerinden olanları sakladıkları için göreve çağırmadıklarını düşünüyorum. Eğer planlandığı gibi gitseydi, saat 03.00 gibi başlasalardı başarılı olabilirlerdi diye düşünüyorum.”