19 Kasım 2017 Pazar
Ana sayfa » “Başbakan Olursam Türkiye ile Müzakereleri Sona Erdiririm”
“Başbakan Olursam Türkiye ile Müzakereleri Sona Erdiririm”

“Başbakan Olursam Türkiye ile Müzakereleri Sona Erdiririm”

Almanya’da genel seçimler yaklaşırken başbakanlık için yarışan iki koalisyon ortağının lideri kozlarını paylaşmak üzere canlı yayına çıktı. Schulz, “Ben başbakan olursam Türkiye ile AB üyelik müzakerelerini sona erdiririm” dedi.

“Başbakan Olursam Türkiye ile Müzakereleri Sona Erdiririm”

DW Türkçe’nin aktardığına göre Merkel, Türkiye’ye karşı daha sert bir politika yürütülmesini isterken Schulz, “Ben başbakan olursam Türkiye ile AB üyelik müzakerelerini sona erdiririm” dedi. Uzun süre Türkiye’nin üyeliğini savunmasına rağmen Türkiye’nin davranışları karşısında başka bir seçeneğin kalmadığını savunan Schulz, “Ancak artık kırmızı çizgi aşıldı” dedi.

Merkel, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin sona erdirilmesini Avrupa Birliği’nin gündemine getirmek istediğini söyledi. Merkel, Avrupalı yetkililerle ortak bir pozisyon bulup bulamayacakları ve Türkiye ile üyelik müzakerelerinin sona erdirilip erdirilemeyeceğini görüşeceğini ifade etti.

Merkel: Daha sert bir seyahat uyarısı düşünülebilir

Türkiye’de Alman vatandaşlarının tutuklanması nedeniyle Türkiye üzerindeki ekonomik baskının artırılmasını istediğini söyleyen Merkel, “Türkiye nefes kesen bir hızla tüm demokratik alışkanlıklardan uzaklaşıyor. Daha sert bir seyahat uyarısı düşünülebilir. Bunu değerlendiriyoruz“ şeklinde konuştu.

Merkel ayrıca Hermes veya Dünya Bankası kredilerinin de gözden geçirildiğini ifade etti. Türkiye ile AB üyelik görüşmelerinin de şu anda zaten devam etmediğini belirten Merkel, Türkiye ile müzakerelerin ancak AB üyelerinin onayıyla sona erdirilebileceğini ifade etti.

“Türkiye hala Almanya’nın üyelik müzakerelerini kesebileceğini düşünmüyor”

Sosyal Demokratların lideri Martin Schulz ise “Erdoğan’ın anlayacağı dilden konuşmak gerekiyor” dedi. Erdoğan’ın “tutarlı bir tutumdan” anlayacağını savunan Schulz, Ankara’ya “artık bitti” demenin etkili olacağına inandığını söyledi. Ankara’nın Almanya’nın AB ile üyelik müzakerelerini keseceğini düşünmediğini savunan Schulz, bu nedenle ve “Vatandaşlarımıza böyle davranıyorlar” diye konuştu. Schulz, Türkiye’ye AB’ye üyelik öncesinde yapılan mali yardımların dondurulması, üyelik müzarekelerinin kesilmesi gerektiğini vurguladı.

“İslam Almanya’ya ait mi?” sorusuna Merkel, İslam’ın anayasal çerçevede Almanya’ya ait olduğu yanıtını verdi. Merkel, “İslam’ın Almanya’ya ait olduğu” cümlesine karşı çıkan insanların kuşkularını da anlayışla karşıladığını ifade etti.

Schulz da aynı soruya “İslam, diğer dinler gibi ülkemize entegre olmuş bir dini toplumdur“ dedi. Schulz, ancak Alman camilerindeki radikal vaazların ise kabul edilemez olduğunu sözlerine ekledi. Merkel, Almanya’da Türkiye’nin yanı sıra Suudi Arabistan’dan gelen imamların da sayısının arttığına işaret ederek camilerde ne yapıldığını daha iyi denetlenmesi gerektiğini ifade etti. Merkel, “Eğer bizim kabul edemeyeceğimiz şeyler olursa camileri kapatabilmeliyiz” dedi.

“Mülteci anlaşmasının krize doğru bir yanıttı “

Merkel, 2015 yılında Avrupa’da yaşanan mülteci krizi ile ilgili olarak Martin Schulz’un “bazı konularda hatalar yapıldı” şeklindeki suçlamarına yanıt verdi. Merkel, mülteci krizine ilişkin eksiklikler konusunda “Türkiye’de 3 milyon mülteci olduğu ve onlara destek verilmesi gerektiği ile yeterince ilgilenmedik. Bir daha böyle bir şey yaşanmayacak” dedi. Türkiye ile yapılan mülteci anlaşmasının krize doğru bir yanıt olduğunu ifade eden Merkel, “Daha önce olduğu gibi bunun hala doğru olduğunu düşünüyorum” dedi. Kaçak göçe izin verilmeyeceğini işaret eden Merkel, ayrıca Balkan ülkelerini güvenli kaynak ülke olarak kabul etmenin de zaman aldığını ifade etti.

Schulz, Merkel’i bir daha tekrarının yapılamayacak şekilde Almanya’ya zarar vermekle suçladı. Merkel’in mülteci politikasında yanlış davrandığını söyleyen Schulz, bu hatanın Almanya’nın AB ile komşuları ile arasını açtığını savundu.

Merkel de mülteci politikasına ilişkin olarak mülteci hareketlerini bir tehdit olarak algılamadığını, üstesinden gelinmesi gereken bir zorluk olarak gördüğünü söyledi. Almanya’nın uzun süre küreselleşmeden faydalandığını ve şimdi bundan kopamayacağını ifade etti.