18 Kasım 2017 Cumartesi
Ana sayfa » Akar’ı Çankaya Köşk’üne Getiren Pilot Konuştu
Akar’ı Çankaya Köşk’üne Getiren Pilot Konuştu

Akar’ı Çankaya Köşk’üne Getiren Pilot Konuştu

 

Darbe girişimi sırasında Kara Havacılık Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 152’si asker, 3’ü sivil 155 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasında, 15 Temmuz gecesi rehin alınan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı, kurtarıldıktan sonra eski tümgeneral Mehmet Dişli ile Akıncı Üssü’nden Çankaya Köşkü’ne götüren sanık eski pilot albay Uğur Kapan savunma yaptı. P

Akar’ı Çankaya Köşk’üne Getiren Pilot Konuştu

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumlarındaki salonda görülen duruşmada sanıklar, savunmalarını yapmaya başladı. Sputnik’in haberine göre, duruşmada ilk olarak, 15 Temmuz gecesi rehin alınan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar’ı, kurtarıldıktan sonra eski tümgeneral Dişli ile Akıncı Üssü’nden Çankaya Köşkü’ne götüren sanık eski pilot albay Kapan savunma yaptı. Eski Kara Havacılık Okul Komutanlığı Öğretim Başkanlığı Döner Kanat Kurul Başkanı Kapan, soruşturma sırasında cumhuriyet savcılığı ve emniyetteki ifadelerini baskı ve işkence altında verdiğini öne sürerek, kabul etmedi. Sanık Kapan’ın işkence gördüğü iddiasında bulunması üzerine bazı müşteki ve mağdur yakınları, sanığın yalan söylediğini öne sürerek, tepki gösterdi.

“Adil Öksüz’ü görmedim”

15 Temmuz’da Kara Havacılık Okul Komutanı olan Tuğgeneral Ünsal Coşkun’un emriyle helikopterle Akıncı Üssü’ne intikal ettiğini, kalkış ve inişini kulenin talimatıyla yaptığını, Akıncı Üssü’nde hiçbir faaliyete katılmadan sabaha kadar beklediğini öne süren Kapan, FETÖ’nün ‘Hava Kuvvetleri imamı’ olduğu ifade edilen firari sanık Adil Öksüz’ü Akıncı Üssü’nde gördüğü yönünde daha önce verdiği ifadeyi de reddetti. Kapan, “Adil Öksüz olarak basında gördüğüm kişiyle benim filo gazinosunda gördüğüm kişinin aynı kişi olmadığını anladım. Filo gazinosunda gördüğüm kişinin sivil giyimli amiral ya da general olduğunu düşündüm” dedi.

“Erken davrandık, rezil olduk”

Duruşmayı takip eden Hürriyet muhabiri Mesut Hasan Benli pilot’un ifadesinden çarpıcı detayları sosyal medya hesabından paylaştı.

“Akar, helikoptere ateş edilmemesi için telefonla görüştü”

Akıncı Üssü’nde beklediği sırada Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar’ı aracından inerken gördüğünü, yanına giderek kendisiyle görüştüğünü ve Akar’ın kendisini Çankaya Köşkü’ne götürmesi emrini verdiğini öne süren Kapan, şöyle devam etti:

“Uçuş yasağı nedeniyle helikopteri kaldırması halinde F16’larca vurulabileceğimizi komutana bildirdim. Orgeneral Akar, helikoptere ateş edilmemesi için telefon görüşmesi yaptı, bunun akabinde kalkmaya hazırlandık. Bu sırada eski Tümgeneral Mehmet Dişli’nin helikoptere gelerek binmek için müsaade istediğini ben teknisyenimden öğrendim. Genelkurmay Başkanı’na ‘uçuş yasağı olduğunu, motor çalışması halinde meydan üzerinde uçan F 16’ların ateş edeceğini’ söyledim. Kendisi şoförüne, adını hatırlamadığım birinin ismini vererek aramasını istedi. Telefonda ‘helikopterin içinde kendisi olacağını ve gerekli tedbirlerin alınması’ talimatını verdi.

“Akın Öztürk’ün yarı çıplak sürüklenerek çıkarıldığını gördüm”

“Bu sırada teknisyenimiz helikoptere binmek için bir tümgeneralin geldiğini söyledi. Ben ilk defa filo gazinosunda gördüğüm, adının sonradan Mehmet Dişli olduğunu öğrendiğim kişinin, komutanımızın müsaadesini aldıktan sonra helikoptere binebileceğini belirttim. Teknisyenim Dişli’nin Genelkurmay Başkanı’nın müsaadesini aldığını söyledi. Devamında tümgeneral Dişli helikoptere binip bizzat Genelkurmay Başkanı’nın yanına oturdu. Genelkurmay Başkanımız indikten sonra bana selam vererek teşekkür etti.18 Temmuz günü gözaltına alındım. TEM şubeye gittik. Kayıt işlemi yaptığımız sırada Akın Öztürk’ün yarı çıplak bir vaziyette elleri arkadan kelepçeli, vücudu morluklar içinde sürüklenerek merdivenden yukarı çıkarıldığını gördüm. İşkenceye maruz kaldım. Eğer Kuzey Irak’ta düşseydim PKK’lılar bana böyle davranmazlardı bunu net söylüyorum.”

“Risk alarak kalkış kararını verdim”

“Havada bulunduğumuz sürede F16’ları uyarmak istedimse de başarılı olamadım, radarla da görüşemedim, risk alarak kalkış kararını verdim. Tehlikeli ortamdan Genelkurmay Başkanımızı emniyetli ortama götürmek için her şeyi yaptım. Çankaya Köşkü’ne inince teknisyenim aracılığıyla Genelkurmay Başkanımızdan ne yapacağımız konusunda emir istedim. Teknisyen, Genelkurmay Başkanımızın tekrar Akıncı Üssü’ne dönmemiz emirini verdiğini söyledi. Akıncı Üssü’ne dönmek için hareket ettim, havada Akıncı’nın güvenli olmadığını, Etimesgut’a inmemiz talimatı verilince de Etimesgut’a iniş yaptım. Etimesgut’ta dinlenmeye çekildikten sonra Merkez Komutanlığı’na götürüldüm. Buradaki işlemlerin ardından da terörle mücadele ekiplerine teslim edildim.”

Emniyette tutuldukları süre boyunca ağır işkencelere maruz kaldığını ileri süren Kapan, “Yıllarca iç güvenlikte, terör örgütüne karşı çalıştım. Eğer Kuzey Irak’ta düşseydim, PKK’lılar bana böyle davranmazdı” dedi. Sanık Kapan’ın bu sözleri üzerine müşteki ve mağdur yakınları sert tepki gösterdi. Bir müştekinin, “Sizin yaptığınızı PKK yapmadı, hain köpek. Helikopterden gül mü atıyordunuz o gece?” sözleri, diğer müştekilerce alkışlandı. Duruşma salonunda yaşanan gerginlik üzerine Mahkeme Başkanı Oğuz Dik, bazı müştekileri salondan çıkarttı ve sanık Kapan’ı da “Sana mı kaldı PKK’yı düşünmek? Sen kendi savunmanı yap” diyerek uyardı.

“Akıncı’daki helikopterlerin komutanı değildim”

Askerlik hayatı boyunca FETÖ dahil hiçbir örgütün yapılanmasında bulunmadığını, mesleki kariyerini hep çalışarak edindiğini, kendi döneminde Kuleli Askeri Lisesine giren 450 kişiden 380’inin irtica faaliyetleri kapsamında soruşturma geçirirken kendisinin soruşturma dahi görmediğini iddia eden Kapan, “FETÖ’ye mensup asker ve sivil kişilerce planlanan, Fetullah Gülen tarafından onaylanan darbeye katıldığım, Akıncı’daki helikopterlerin komutanı olduğum, helikopter pilotlarına talimat verdiğim iddialarını kabul etmiyorum. Suçlamalar mantık dışı” diye konuştu.

“Yurtta sulh” ifadesini kullanmam talimatları tekrar etme zorunluluğundan”

Akıncı Üssü’ne inişte telsizden ‘Yurtta Sulh’ ifadesini kullanmasının da kule ile arasında geçen konuşmalarda kulenin talimatlarını tekrarlamaktan başka bir şey olmadığını savunan Kapan, “Havacılıkta kulenin verdiği talimatları tekrar etme zorunluluğu vardır. Kule talimatı içinde ‘yurtta sulh’ ifadesi varsa ben bunu mecburen tekrar etmek durumundayım. Bu ifadeyi tekrar etmem de darbenin içinde olduğum anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.Darbe teşebbüsü sırasında Akıncı’daki helikopter pilotlarıyla ‘Atakanlar’ isimli WhatsApp grubundan haberleştikleri iddiasının da doğru olmadığını öne süren Kapan, sıkıyönetim direktiflerini görmediğini, sıkıyönetim görevlendirme listesinde de isminin yer almadığını savundu.