11 Aralık 2017 Pazartesi
Ana sayfa » Muhalefete Muhalefet
Muhalefete Muhalefet

Muhalefete Muhalefet

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 13. Dönem Sertifika Töreninde konuştu. AKP ile neden işbirliği yaptıklarını anlattı.”Amacımız Erdoğan’ın filli soruna neden olan uygulamalarının bir anayasal düzenleme sokmak” diyen  Bahçeli’nin hedefinde CHP ve Kılıçdaroğlu vardı. “CHP’nin istese de bizim millet ve vatan sevdamıza kafası basmaz” dedi.

İşte MHP lideri Devlet Bahçelinin konuşmasından başlıklar;

“El Bab’tan elimiz boş dönersek Diyarbakır’ı riske atarız”

“Önemle ve özellikle ifade etmeliyim ki, El Bab’tan elimiz boş dönersek, Diyarbakır’ı riske atarız, Ankara’yı tehlikeye sokarız. Tarih bize diyor ki, Yemen’i verdiğimiz gün Kudüs’ü kaybettik, Halep’ten çekildik. Budapeşte’yi bıraktığımız gün Sofya’dan olduk, az kalsın Edirne’den oluyorduk” dedi.

“El Bab, bu şerefsiz zebanilerin tepesine yıkılmalı, alayı birden yakılmalıdır”

“Daha vahimi, sosyal medyada dolaştırılan ve iki askerimizin yakıldığını gösteren vahşet temalı video eğer doğruysa, eğer bu canilik yapılmışsa, IŞİD’in içte ve dışta tüm eli kanlı teröristleri son ferdine kadar yok edilmelidir. El Bab, bu şerefsiz zebanilerin tepesine yıkılmalı, alayı birden yakılmalıdır.”

“Başkanlığı desteklemek bizim tarihi görevimiz”
“Cumhurbaşkanı’nın dayanılmaz filli soruna neden olan uygulamalarının bir anayasal düzenlemeyle sonlandırarak kararı milletin vermesini sağlamaktır. Yeni krizleri önlemek, gittikçe kabaran kaos dalgasını durdurabilmek için devlet yönetiminde hukuk ve sistemik kuralları hakim kılmak tarihi bir görevimizdir. Tartışılan rejim değildir, olamayacaktır. Üzerinde tahribat yapılan, tartışmalara ve uzlaşmaz fikir ayrılıklarına neden olan hükümet etme sisteminin niteliğidir. Bırakalım Türk milleti nasıl ve hangi sistemle yönetileceğine kara versin. CHP, bundan niye korkuyor? Neden kaçıyor? Yalan, düzmece ve asılsız isnatlarla ilk dört maddenin kaldırılacağını, yürürlükteki rejimin son bulacağını hangi hakla, hangi bilgiyle, hangi izanla iddia edebiliyor? İlk dört maddenin değiştirilebileceğini geçmişte fütursuzca söyleyen Kılıçdaroğlu bize ne anlatmaya çalışıyor?”

“Eyy CHP!”

“Adana’da FETÖ’cüleri övüp, kalabalıklara alkışlatan CHP mi rejimin bekçisidir? Bu CHP değil midir 2007’deki 367 garabetinin mimarı? Bu CHP değil midir, Cumhuriyet mitingleriyle istikrarsızlığın önünü açıp TBMM’de Cumhurbaşkanı seçtirmemenin faili? Hakkari’ye gidip özerklik vaadinde bulunan Sayın Kılıçdaroğlu, hazırlanan anayasa teklifinin eyalet sistemini getireceğini yüzsüzce söyleyebiliyor”

“CHP’nin istese de bizim millet ve vatan sevdamıza kafası basmaz.”

 

“Derlerdi de inanmazdık, meğer doğruymuş; Sayın Kılıçdaroğlu sabah başka akşam başkadır. Pot üstüne pot kırarken, çarkçıbaşı unvanını kimseye vermeye niyetli de görünmemektedir. Bazı CHP milletvekilleri ismimi utanmadan, sıkılmadan İmralı canisiyle yan yana anmaktadır. Bu şuursuzlara şimdilik tavsiyem şudur; gitsinler, damarlarında PKK-HDP kanı akan, bölücülüğü göklere çıkartıp teröristlere övgüler düzen kendi vekil ve parti yöneticilerinin yakalarından tutsunlar. HDP’nin yedek kulübesine dönmüş, PKK’nın kervan bekçiliğine soyunmuş, Türkiye muhaliflerinin sığınağı olmuş CHP’nin istese de bizim millet ve vatan sevdamıza kafası basmaz.”

“Türkiye uzun süre bu fiili yükle gidemez”

“15 Temmuz’dan sonra Türkiye’nin daha fazla, uzun süreli fiili yükle gidemeyeceğini, gitse bile yakın bir tehlikede düşeceğini gördük ve inisiyatif alma ihtiyacı duyduk. Biliyoruz ki, en büyük tehlike en yakın tehlikedir. Gerçekte gri alanları olmayan, kuvvetler arasındaki ilişkileri tam anlamıyla düzenlemiş ve kesinliğe bağlamış bir anayasa yeryüzünde henüz görülmemiştir. Biz kanun devleti yerine hukuk devletini siyasetin merkezine yerleştirmeliyiz. Biz siyasal alanda tekel yaratılıp politik alternatiflerin sıfıra çekilmesine engel olmalıyız. Demokratik ve siyasi teamülleri güçlendirmeliyiz. Ve de şahısların egemenliği, tek belirleyiciliği yerine toplumsal sözleşmeyi geçirmeli, hukukun kurumsallaşıp derinleşmesini sağlayacak bir sorumluluk ahlakına ruh vermeliyiz. Dün Anayasa’nın kimliği olur mu diyorlardı, bugün bunu ağzına alan yoktur. Dün Anayasa’nın ilk dört maddesi üzerinde spekülasyon yapıyorlardı, bugün CHP dışında bunu anan yoktur. Dün anayasadan Türklüğün çıkarılması konuşuluyordu, bugün buna değinen birkaç bölücü dışında kimseler kalmamıştır. Milliyetçi Hareket Partisi milli, ahlaklı, ilkeli, tutarlı ve ne yaptığını bilen bir siyaset anlayışıyla yoluna devam etmektedir.”