30 Nisan 2017 Pazar
Ana sayfa » Gazetecilik Bir Kez Daha Hakim Karşısında
Gazetecilik Bir Kez Daha Hakim Karşısında

Gazetecilik Bir Kez Daha Hakim Karşısında

Can Dündar ve Erdem Gül’ün  MİT TIR’ları haberlerine ilişkin yargılanmasına devam ediliyor. 2 gazeteci ikinci kez hâkim karşısına çıktı. Mahkemenin görüleceği salona milletvekilleri alınmadı, geçen duruşmada müdahil olan avukatlar alındı. Mahkeme, Dündar ve Gül’ün tutuklanmamaları yönünde karar verdi

İşte 2 duruşmada yaşananlar;

-09.30 Dündar ve Gül adliyeye geldi. Dündar ve Gül’e CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP milletvekilleri Garo Paylan, Meral Danış Beştaş eşlik etti. Adliye önünde gazetecilere açıklama yapan Can Dündar, ”Biz Anayasa’yı tanıyoruz. O Anayasa Mahkemesi kararı, bu yasalar bizi beraate götürecek. Ona inanıyoruz, sonuna kadar bu davada savunma hakkımızı kullanacağız. Tarihte her zaman kazandık yine kazanacağız” dedi. Erdem Gül ise, ”Bugün burada ne karar verilirse verilsin, burada gazetecilik yargılanıyor, haber yargılanıyor. Gazetecilik suç olmadığına göre bu davayı reddediyoruz. Bu davanın bugün düşmesi gerekiyor” dedi.

Screenshot_1

-10.00 Mahkemenin görüleceği salona milletvekilleri alınmadı, geçen duruşmada müdahil olan avukatlar alındı. İstanbul Adalet Sarayı’nın 1. katındaki 14. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunun kapıları açıldı. Bir önceki celse mahkemenin verdiği kapalılık kararı gereği salona sanıklar, avukatları ve yakınlarının dışında kimse alınmadı. Bu doğrultuda özel güvenlik birimleri koridor girişinde kimlik kontrolü ve ellerindeki listeye bakarak salona girişe izin verdi. Bu arada CHP ve HDP li bazı milletvekilleri de binaya geldi, salona girmek istedi ancak buna izin verilmedi.

Screenshot_2

-10.30 450 avukat duruşmaya katılmak istedi. Ancak mahkeme heyeti kabul etmedi. Avukatların ısrarı üzerine heyet değerlendirme için toplandı..

-11.00 Duruşma salonunun alabileceği kadar avukatın içeriye alınmasına karar verildi.

-11.10 Can Dündar’ın oğlu mahkeme salonuna alınmadı

Screenshot_4

Can Dündar ve Erdem Gül’ün salona alınması sırasında Dündar’ın oğlu Ege Dündar içeriye alınmadı. Hakim kararıyla sanıkların eşleri, anne ve babaları ile avukatları salona alınabiliyordu. Dündar’ın avukatları Ege Dündar’ın da içeriye alınması için mahkeme heyetiyle görüştü. Öte yandan Dündar’ın avukatı Bülent Utku, mahkeme heyetiyle yaptığı görüşmenin ardından koridorda bulunanlara bir açıklama yaptı. Önceki celse duruşmaya giren avukatların sadece bu duruşmaya alınacağını, yetki belgesi olan ve daha sonradan baş vuran avukatların alınıp alınmaması yönünde henüz bir karar verilmediğini söyledi. Avukat Bülent Utku, avukat olan bazı milletvekillerinin de vekil olarak başvurduğunu ancak mahkeme heyetinin net bir dille milletvekillerinin talebini reddettiğini söyledi.

-11.20 Güvenlik ve İstihbarat Komisyonunun 4 CHP’li üyesi, çalışma alanlarıyla ilgili olduğu gerekçesiyle gizli durusmaya katılım talep etti. Komisyonun CHP’li üyeleri Barış Yarkadaş, Engin Özkoç, Hilmi Yarayıcı ve Tuncay Özkan, mahkeme heyetinin kararını beklemeye başladı.

-11.40 Duruşma salonuna 100’ün üzerinde avukat girdi. İddianame okunmaya başlandı.

-Dündar’ın oğlu Ege Dündar avukatların itirazı üzerine daha sonra salona alındı.

-8 CHP’li milletvekili de suçtan zarar gördüklerini belirterek davaya müdahillik talebinde bulundu. Talepleri değerlendiren mahkeme, milletvekillerinin taleplerinin tamamını, “hükümet üyesi olmadıkları” gerekçesiyle reddetti.

Can Dündar: Hükümetin İşlediği Suç İçin Biz Hesap Veriyoruz

Duruşmada, davaya konu olan tırların durulması görüntüleri izlendi. Ardından Dündar’ın savunmasına geçildi.

İşte Dündar’ın savunmasından bir bölüm;

-İstihbarat teşkilatının ilaç ve silah taşıma yetkisi yok. Suçüstü yakalandılar. Yaşananlar hem ulusal hem uluslararası suçtur. Hükümetin işlediği suçun hesabını burada biz veriyoruz. Hiçbir suç, devlet sırrı arkasına saklanamaz. Bir devlet, cumhurbaşkanından başbakanına kadar yalan söylüyorsa bunu ortaya çıkartmak hakkımızdır. Görüntüler kurguysa biz neden devletin sırrını ifşa”dan yargılanıyoruz? Devletin suç işlediği bilgisinin gizli kalması görevim yoktur. Siyasilerin yalanını örtme görevim de bulunmuyor. Hangi devletin casusuyum? Buna dair tanık yok, delil yok! Bu vatana ihanettir ve yargılanacaklardır. Biz cebir kullanmadık, Cumhuriyeti cebirle ortadan kaldırmayı çalışanları ifşa ettik.

Tutuksuz yargılama, Yurtdışı Yasağına Devam

Dündar ve Gül’ün tutuklanmamaları yönünde karar veren mahkeme, yurtdışı yasağının da kaldırılmamasına hükmetti.

Duruşma ilginç diyaloglara sahne oldu

Savunmanın ardından Dündar’ın sorgusuna geçildi. Sorgu sırasında savcı Evliya Çalışkan ile Dündar arasında karşılıklı söz düellosu vardı;

Savcı: Aslında bir kopuş savunması izledik

Can Dündar: Ne kopuşu?

Savcı:Sonra anlarsınız. Görüntülerin yayınlandığı dönemde yayın yasağı vardı. Hangi saikle haberlerin yayınlandınız?

Can dündar: Hırsızın koyduğu yayın yasağını tanımıyoruz

Savcı: Gazeteci olmak milli güvenliği yok saymak anlamına gelmez

Duruşmada, dikkat çekici bir diyalog da davaya müşteki sıfatıyla müdahil olan Tayyip Erdoğan’ın avukatıyla Dündar arasında gerçekleşti.

Erdoğan’ın avukatı: Türkiye’nin IŞİD’e yardım ettiğine dair yapılan algı operasyonunun merkezi nedir sizce?

Can Dündar: Recep Tayyip Erdoğan